Rivayet odur ki şehrin zenginlerinden bir adam, kölesini çarşıya gönderir ve çarşıdaki en iyi şeyi alıp getirmesini buyurur. Köle çarşıya iner ve bir dil alıp eve döner. Zengin adam, başka bir gün kölesini tekrar çağırır ve bu sefer de çarşıdaki en kötü şeyi alıp getirmesini söyler. Köle çarşıya iner ve yine bir dil alıp gelir. Köle, şaşıran efendisine bu durumun açıklamasını şöyle yapar: Dil, dünyanın hem en iyi hem de en kötü şeyidir; bu fark dili kullanma biçiminden doğar.
İnsan, her nerede değilse orada mutlu olacağına inanır. İçinde bulunduğu zaman ve mekân, insanın mutlu olmasında ya da potansiyelini gerçekleştirilmesinde hep bir engel olarak görünür gözüne. Bunun için çoğu zaman insanlar bulundukları yerlerden gitmenin, yaptıkları işlerden başka işler yapmanın kendisine gerçek mutluluğu getireceğine inanır.