Hayır hayır, boşu boşuna değil. öyle muhteşem ki onun sistemi, hiçbir şey boşuboşuna değil. acının çok önemli bir amacı vardır bu deney alanında. acının içinde akıllı gizlidir. sana gerçeğin hangi yönünü unuttuğunu göstermek için gelir. ona göre bildiğin de acı biter hatta acı bir süre sonra, nihayet onun içindeki aklı görebildiğin de şükür evrilir. acı neden olur? O’nun yazdığı gibi değil benim yazdığım gibi olacak diyen zihin insanının elinde patlayanlar yüzünden. ben bunu böyle dememiştim, istememiştim!
Burada her şey geçici yavrum, ne sahipliği? burada benim, yoktur benimle vardır. sahiplik anlamında benim deme, gider elinden, fark et sahiplik olmadığını diye. şimdi benimle de, sahip tek.
Ama şimdi kendimde örneğiyle görüyorum ki eğer kendin olurken yaşamın insana getirdiği bilinç yükselişi fırsatlarını korkmadan, zihne düşmeden kullanabilirsen işte o zaman oluşan sıçraış ile o yaptığın çok daha iyileşmiş olasılıklarla yapmanı sağlıyor yaşam.
Sıçrama kelimesi de doğru, bir anda başka bir yere sıçratıyor seni yaşam. o bizi gerçekten çok seviyor, biz alamıyoruz o sevgiyi, biz şüphedeyiz, biz korkudayız, biz suçlulukdayız ve dolayısıyla biz sevemeyecek ve hatta cezalandırılacak olduğumuza inanıyoruz.