“Vıcık vıcık yüzeysellik yayan şu ‘kişisel gelişim’ kitaplarının bağırıp durduğu ”İstersen yaparsın!” sözü tam bir kandırmacaydı. İnsan ancak yapabileceğini isterdi. ‘İstemek’ kavramı, ‘dilemek’ten ve ‘hayallere dalmak'tan farklı bir şeydi. Bedelini göze almakla, gereğini yapmakla ilgili bir şeydi.”
Dünyanın değişik yerlerinde yaşayan, birbirinden farklı özellikteki milyarlarca insan, aynı tür yiyecek ve içecekleri sevmeli, aynı tarz giysileri almalı, bunun için de aynı tarz bir hayat yaşamalıydı. Böylece uluslarüstü büyük firmalar, ürünlerini dünyanın her yerinde satabilirdi. Belki de daha korkuncu, bu sistemin yerel kültürleri yok ediyor oluşuydu.