Sanki bir denizaltı kovuğunda yürüyormuşum gibi bir türlü kavramadığım fikirler,bilgi kırıntıları ayaklarıma dolaşıyor, her kımıldandıkça köksüz asabiyetler, süreksiz ümitler, yersiz inançlar çürümüş yosunlar gibi kollarıma ve vücuduma sarılıyor, beni daha derinlere doğru çekiyor, gözlerimi her açtıkça ucunu bıçağını göremediğim heyulâ(korku verici, ürkütücü hayal) davalar yarı karanlıkta üzerime saldırıyorlar.