Feridun Hakkı harp görmüş bir adamdı; nice ağır yaralılar, kolları arasında yetim çocuklar gibi içini çeke çeke ağlamıştı.
Hiçbirisinden bu derece etkilendiğini hatırlayamıyordu: Rüknettin Şahab'ın ağlayışı... Hayatını kaybetmek gibi bir dehşeti değil; hayat karşısında çaresiz kalmak gibi büyük bir aczi içerdiğinden mi?
Ufak tefek bütün erkekler öyle yapmaz mı, her şeyi abartıyor. Son okuduğu kitap, 'hayatında' okuduğu en 'dehşetengiz' esermiş; 'asla' sevememiş ama severse 'ebediyyen' sevecekmiş.