Aynadaki kendine yumruk salladı, yatağının kenarına oturup fal taşı gibi açılmış gözleriyle bir süre düşlere daldı. Sonra matematik kitabıyla defterini aldı, yıldızlar sönüp penceresinden içeri şafağın gri ışığı dolana kadar usulca akıp giden saatler boyunca ikinci dereceden denklemlerin içinde kaybolup gitti.
"Biliyor musunuz," diye ekledi, "Bay Butler'a acıyorum. Doğru dürüst harcayamayacağı otuz bin dolar kazanmak için hayatını boşa harcamış. Niye mi, çünkü artık otuz bin dolar nakit verse bile çocukken on sente alabileceği şeyleri alamaz, mesela şeker, fıstık veya tiyatroda en üst balkondan bir bilet."