Sema

Sema
@___Sema___
Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için en değilim, daha değilim. Bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğün hastasıyım Evli ve anne.
Ankara Büyükşehir Belediyesi/Sosyal Hizmetler/Kütüphane
Laborant ve Veteriner Sağlık. Işletme. Halkla Ilişkiler....Hep öğrenci
Ankara
Ankara
403 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Reklam
Bazen engel olamazsın...
Bu odaya girdiğimden beri süren gerginliğim bir anda gözyaşı oldu, gözlerimden akmaya başladı. Ağlıyordum. Ağlamamam, metin olmam gerektiğini biliyordum. Üstelik ben öyle salya sümük ağlayıp zırlayarak sonuç almaya çalışan sulugöz biri izlenimini vermek istemiyordum. Bu her şeyden önce benim mizacıma aykırıydı. Ama yine de, ne gözyaşlarım, ne burnumun akması durmak biliyordu
Sayfa 145
Bu işler öyle kolay değil...
“O işler öyle kolay değildir" diye geçiştirmeye çalışırken, sadece kendi yüreğinde saklı olduğunu sandığın kişinin adının bir yabancı tarafından özensiz bir şekilde telaffuz edilişini duymuş bir aşık gibi irkilmiştin. Kimselere sezdirmeden bağlanmışsınız birbirinize, iyi kötü birçok şey yaşamışsınız, gitgide ıstırap vermeye başlamış ve sen ölmekle ayrılmak arasındaki iki seçenekten, zorlukla da olsa ikincisini seçmişsin ve ayrılmışsınız.
Sayfa 116
Hortumla yıkanmak...
Geçen gün banyo günüydü. Gardiyanlar tutukluları gruplar halinde avluya götürdü, giysilerini çıkarmalarını söylediler ve hortumla yıkadılar onları. Pis pis kahkahalar atarak, ısrarla onun beyaz bedenine sıktılar suyu. Beyazlığına güldüklerini anlayınca, rezilce bir aşağılık duygusuna kapıldı. Çıplaklık utanç vericiydi. Nitekim cılızlıktan kaburga kemikleri görünen çıplak bedeni başka insanlara gösterilecek nitelikte değildi. Göstermek isteyeceği bir tek yeri bile yoktu. Gardiyanlardan biri, kasten makatına sıkıyordu suyu; müstehcen dürtüler içinde olduğuna şüphe yoktu. Güya meşru bir gerekçesi vardı, orasının bedenin en kirli yeri olduğunu söylüyor (daha doğrusu sen gardiyanın söy- lediklerini bu şekilde yorumlamıştın) ve sıkıyordu suyu! Tazyikli suyun o dayanılmaz gücü. İnsanın canını biraz acıtıyordu, ama zevkli de bir şeydi. Hatta burada kaldığı süre içinde en çok zevk aldığı şey buydu. İnsanın yıkanması hoş bir şeydi.
Sayfa 41