İlk cildin ardından okuduğum ikinci cildi de ne yazık ki çok sevemedim. Birbirini tekrar eden sorular ve cevaplar bu kitapta da karşıma çıktı. Fakat en dikkat çekici husus, ilk kitaptaki satırların ikinci ciltte de yer almasıydı. Oysa bu kitap bir söyleşinin ürünü. Nasıl oluyor da harfi harfine aynı cevaplar ikinci ciltte karşıma çıkıyor? Hem de farklı sorular altında! Diğer yandan Ortaylı’nın verdiği cevaplar sanki farklı metinlerden derlenip toparlanmış gibi bir atmosfere sahip. Metinler nasıl oluştu hakikaten şüphe eder vaziyetteyim. Yazarlar elbette çalıştıkları yayınevleri ile belli projeler için sözleşiyorlar. Ancak bu denli bariz kusurlar okuyucunun zihninde bir takım soru işaretlerinin oluşmasına sebebiyet veriyor. Yine de lise talebeleri ya da her yaştan tarih meraklıları için giriş kitabı olarak okunabilir.
Kitabın ön sözüne ya da arka kapağına bakıldığında, okuyucuların zihninde “dopdolu bir kitaba benziyor” izlenimi uyanabilir. Kanaatimce kitap bu nitelikten oldukça uzak. Deyim yerindeyse anlatım son derece “basic”. Bazı sayfalardaysa bu yüzeysellik, çok daha şiddetli hissediliyor. Diğer taraftan Ortaylı’nın kendisine yöneltilen bazı sorulara verdiği cevapları bağlam dışı bir mecraya saptırdığını da görüyorsunuz. Hatta bazı pasajların Ortaylı’ya sorulan sorularla herhangi bir ilgisi dahi
yok. Çok garip! Naşirden kaynaklı bir problem de olabilir bu; bilemiyorum. Nihayetinde Ortaylı’nın bu kitabı, ilgili konulara merakı olan okuyucular için birer giriş kitabı niteliğinde düşünülmeli.
Türklerin Tarihi 1İlber Ortaylı · Kronik Kitap Yayınları · 20229,2bin okunma
Sahip olduğu mirası tutamayan ve tartamayan bir toplumun medeni kimliğini, medeni kişiliğini, medeni zenginliğini ispat edip ortaya koyması fevkalade zordur.