Allah arzuları, duyguları olan bir varlık değildir. Öfkelenmez, kızmaz, cezalandırmaz, ödüllendirmez. Allah dediğimiz şey sonsuz bir okyanustur. Var olan her şey o sonsuz okyanusun bir damlasıdır. Ve ilahi bir denge var etmiştir. Bu dengede aldığın kadarını verirsin. Ne verirsen o kadar alırsın. Birine ne yaparsan aynısını o denge gereği yaşarsın. Ancak zaman bir yanılsama olduğundan ve insan ömrü de göz açıp kapayana kadar geçtiğinden bazen aldığını geri ödemeye vakit kalmaz. Yahut şartlar olgunlaşmaz. İşte o vakit bunu bir sonraki yaşamında ödersin. Cehennemde yanarak değil ama. Yaşattığının aynısını yaşayarak. O zaman denge yerini bulur çünkü. Birini öldürdüysen denge gereği sen de öldürülürsün. Yahut sevdiğin öldürülür ki yaşattığın acıyı yaşayasın. Birini terk ettiğinde terk edilirsin. Birini aldattığında aldatılırsın. Bunu bin bir çeşit yolla yaşarsın. Bir yaşamda eşin seni aldatır, bir başkasında bir yalana inanarak aldatılırsın. Bir başkasında aldanmanın başka bir şeklini deneyimlersin. Ta ki bu döngüyü sonlandırana değin..
Her insanın içinde hem karanlık, hem aydınlık bir taraf var. Bu hayat neyi seçiyorsan onun sınandığı yerdir aslında. Uykudaysan karanlıktasın demektir. Farkına varmaya başladıysan uyanıksın. Her an fark edip yeniden başlamak Allah'ın sana bahşettiği seçim yapma hakkından başka bir şey değildir.
Toprak idik, ot olduk, ot idik kuş olduk, kuş idik insan olduk. Nereden bilirsin daha evvel hangi yaşamda, ne yaptığını ve nasıl bir sonuca sebep olduğunu?