“Yollarda (sokaklarda, çarşılarda, balkonlarda) oturmaktan sakının!” buyurdu. Sahâbîler: “Ey Allah’ın Resûlü! Bizim oralarda bulunmamız gerekiyor; zira lüzumlu işlerimizi orada konuşup, görüşüyoruz.” dediklerinde, Resûlullah (s.a.v.): “Mutlaka bulunmak zorundaysanız o hâlde yolun hakkını verin!” buyurdu. Bunun üzerine Ashâb-ı Kirâm: “Yolun hakkı nedir ki ey Allah’ın Resûlü?” diye sordular. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Gözü haramlardan sakınmak, gelip geçenlere eziyet vermemek, verilen selâma mukabelede bulunmak, iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırmaktır.”
“Kim Allah yolunda mücadele eden bir gazinin teçhizatını tedarik ederse, Allah yolunda mücadele etmiş gibi sevap kazanır. Gazinin arkada bıraktığı hane halkına hayır ve hasenatta bulunan kimse de sanki cihada bizzat gitmiş gibi sevap kazanır.”
“İman, yetmiş veya altmış küsur şubeden (değerden) ibarettir. En faziletlisi, ‘Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)’ hakikatini dile getirmektir. En alt şubesi ise, eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Utanmak da imandan bir şubedir (değerdir).”