...bazen çoğu boş ve çok anlam taşımayan birkaç sözcük alışverişi yapabiliyorduk, ama ben hepsine kendi önemini, kendine özgü, imalı değerini veriyordum.
O sırada karşılıklı neler konuştuğumuzun bir kelimesini bile hatırlamıyorum; sadece çekindiğimi, kendimde utandığımı, sıkıldığımı ve sabırsızca konuşmanın sonunu beklediğimi, ama var gücümle bu konuşmayı istediğimi, bütün gün bunu hayal ettiğimi, soru ve yanıtlarımı hazırladığımı hatırlıyorum şimdi...