İnsancıklar

Fyodor Dostoyevski
Çevirmen:
Sabri Gürses
Editör:
Faruk Duman
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·184 syf.·
2021 45. kitabı
✍DİPÇE : Rus düşünürü Nikolay Berdyayev  der ki: Rus’tur Dostoyevski iliklerine kadar Rusya’nın yazarıdır. Rusya dışında düşünemeyiz onu. Rus ruhundaki gizem, ancak ona bakıp çözülebilir. Kendi de bir bilmece, bir çelişkiler yumağıdır. Batılılar, Dosto’ya bakarak anlıyor Rusya’yı. O ise, Rus ruhunun kayganlığını dile getirir.Rus düşüncesinin, bilincin çatışan yanlarını, tedirginliklerini gözler önüne serer, bir yanda küçülüş, bir yanda kendini beğeniş; bir yanda herkese acıyış, bir yanda yurdundan başkasını sevmemek, Dostoyevski'nin özüdür. ... İnsancıklar Varvara ve Makar Devuşkin arasında geçen mektuplardan oluşan bir eser. Mektup– roman tarzı ilk defa üst tabakadan alınmış küçük insanın ayağına getirilmiştir.Eser bu yönüyle de önemlidir. Varvara ve Devuşkin  arasındaki mektuplar yoksulluğun resmidir üstü örtük bir aşkın ve fedakarlığın kayıtlarıdır.Aşk romanda kaçamak seferiliktedir.Çünkü bir hayli yaş farkı ve olanca yoksulluk bu duyguyu bertaraf ederken duruma tam da yakışan fedakarlık daha legal daha olası bir duygu olarak karşımıza çıkar. Eseri, her ne kadar  fakirliği realist düzeyde  tasvir eden toplumsal içerikli bir roman olarak görsek de yoksul bireyin psikolojisini bu denli aktaran ender eserlerden sayabiliriz. Eserde yoksulluk; güçsüzlük ve çaresizlikle eş anlamlı kullanıldığı belki de kader olarak algılandığı da söylenebilir. Çünkü yoksul birey yaşamı ve emeği üzerine  söz hakkını kaybeder, yaşamının ipleri kendi elinde değildir sürekli bir teslimiyet halindedir. Varvara karakterine söylettiği : "Çok düştüm ve daha da dehşet verici olan şey, kendi gözümde düştüm”  sözleriyle,  yoksul insanın düşük benlik algısına sahip oluşu hem karakterler hem de göndermede bulunduğu Palto ve Puşkin'in Mezarlık Bekçisi adlı eserle vurgulanır. "Kim bilir kaç Samson
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
9/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 19:25
Makar Devuşkin ve Varvara Alekseyevna'nın o dönemlerde imkansız,ama bir o kadar da masum aşkını konu alan bir eser.Dostoyevskinin henüz 25 yaşındayken yayımlanan bu ilk romanı okumaya değer olsa da,ancak her satırını inceleyerek ve derinden hiss ederek okumayı tavsiye ederim.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
Maalesef ben beğenemedim..
7/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2020 19:57
Dostoyevski’nin ilk romanı olan İnsancıklar eseri benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Suç Ve Ceza eserini okuduktan sonra İnsancıklar gerçekten biraz hayal kırıklığına uğrattı. Eserde Varvara Alekseyevna adındaki bir genç kızla Makar Devuşkin adında bir adamın karşılıklı dairelerde oturup birbirleriyle mektuplaşmasını anlatıyor. Rus geleneğini bilmediğimden dolayı mı bilmiyorum kitabın bazı yerlerini anlayamadım. Ayrıca Makar Devuşkin karakterine de azıcık sinir oldum. Değişik bir karakterdi. Fakat konusu itibariyle güzel bir kitap. Farklı bir üslubuyla ve konusuyla okunabilir. Beğenmememin sebebi belki de bu tür eserleri sevmediğim içindir. İnsancıklar Fyodor Dostoyevski
1000Kitap
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2020 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2020 10:37
Petersburg’da geçen hikayede katip olan Makar Devuşkin ile akrabası Varvara Aleksayavna’nın iki yıl boyunca birbirlerine usanmadan yazdıklarım mektuplar anlatılıyor. Makar Devuşkin hiç itiraf edemese de Varvara Alekseyava’ya aşık hem de deli gibi... Yoksulluğun dibine kadar yaşandığı bu yerde tek zengin olan şey bu katibin kalbi bence. Karşılık bulamadığı aşkını kalbine gömmesi fakirliğinin yanında kum tanesi gibi kalıyor. Keyifle okunacak güzel bir hikaye...
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2020 17:59
Dostoyevski'ye 'Yeraltından Notlar' ile başlamıştım ancak okurken biraz sıkılmıştım ve dilini bilmediğim için de yormuştu beni bazı kısımlarda. İnsancıklar ise Dostoyevski'yi kafamda bambaşka bir yere sürükledi. Satır aralarında vermiş olduğu mesajlar çok etkileyici ve doğruydu. Günümüzde hala geçerliliği olan şeylerin yüzyıllar önce yazılmış olması başlı başına muazzam bir şey zaten. Gencecik yaşında bu kitabı yazarak, büyük bir yazar olacağını hissettirmiş Dostoyevski. Makar Devuşkin ile Varvara Dobroselova arasındaki mektuplardan oluşuyor, İnsancıklar. Yoksulluğun içinde kısılıp kalmışken birbirlerinde buluyorlar dermanı. Birbirlerine anlatıyorlar her mektupta başlarından geçenleri. Birbirlerine destek oluyorlar. O kadar kıymetli ki bu... Dostoyevski'yi anlamak için, daha kült eserlerini okuyabilmek için almıştım İnsancıklar'ı ve çok doğru bir tercihti bu. Bu kitaptan sonra daha iyi anlamaya başladım Dostoyevski'yi. Çok anlamlı bir kitaptı. Keyifli okumalar :)
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
9/10
·184 syf.··
2021 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2021 21:33
dostoyevski'nin 24 yaşında yazdığı roman. kendisinin de ilk romanıdır. bu roman belinski'yi de çok heyecanlandırmış ve dostoyevski'ye methiyeler düzmesine neden olmuştur. Kitap varvara ve makar arasında geçiyor Ikisinin birbirine yazdıkları mektup ve çıkarsız birbirlerine yardım etmelerini konu ediniyor tam da insanciklari anlatan bir roman . kitap bittiğinde makar gibi kaliyorsunuz. nasıl ya, bitti mi bitmesin diyerek sayfaya öylece bakıyorsunuz. çünkü çat diye bitiyor. çoğu kitap gibi bitti der gibi bir sona bağlamiyor. çünkü kitap mektuplardan oluşuyor ve son mektup "nolur bitmesin" icerikliyken başka mektup kalmıyor okuyacak. Bazı yerlerde zaman zaman sıkılsamda çoğunlukla keyif alarak okuduğum bir kitap . Okumanızı tavsiye ediyorum .
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
Spolier İçerir
Puan vermedi·184 syf.··
2020 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 20:58
Hani deriz ya fakir ama gönlü zengin diye, yazar yine bu insanları anlatıyor bize,anlatmıyor ya da hissettiriyor demek daha doğru olur.İyi insan olmakla saf olmak arasında bir fark olmalı diyoruz neden daha akıllı davranmıyor diye düşünüyoruz bizim mantık olarak aldığımızı yazar,çıkarcı - bencil olarak düşünüyor olmalı ki iyi sadece iyilik düşünen kişi olarak veriliyor. Markar da öyle yıllar sonra karşılaştığı,nasıl bi bağ kurduğunu kitap boyunca anlayamadığım varvara için fedakarlıklar yapıyor sadece sevdiği için hesabı kitabı olmadan..Varvara da hep minnettar o da bir şey yapmak istiyor ama önünde bir hayatta var bir yandan yük olmaktan da sıkılıyor belki o da markara vefasını ödüyor evlenip giderek.. Her şeye sahip olup hiç bir şeyin tam olmadığını dert edindiğimiz,hep bana hep bana dediğimiz bu dönemde ;ne tabanı yırtık ayakkabıyı anlayabiliyoruz ne montunu satıp başkasına yardım etmeyi... Varvara evlendikten sonra bitiyor mektuplar bu da hüzünlü buruk bir son havası veriyor kitaba..
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
Spolier içerir..
10/10
·184 syf.·
2023 201. kitabı
Uzun bir aradan sonra tekrardan inceleme yapmaya karar verdim. Dotoyevski'yi çok seviyorum. Dostoyevski'nin o karanlık dünyasını seviyorum. O karanlık dünyasındaki ışık parıltılarını daha çok seviyorum. Ama ne yazık ki sönüyor ışıklar... İnsanlar her zaman o ışığı karartmanın bir yolunu bulup karartıyor demek ki.. Aşağılık insanoğlu her şeyi mahveder.. Şimdi gelelim kitaba. Okuyacak olan arkadaşlar icin yazamıyorum bu incelemeyi öncelikle.. Kendim için yazıyorum bunu baştan belirtmek durumundayım. Bunun sebebi tekrardan bu incelemeye dönüp neler hissettiğimi belirli bir zaman geçtikten sonra tekrardan okuma ve keyif alma isteği.. Kitapta yoksul iki insanın birbirine nasıl yaslandıklarını bütün çirkefliklere rağmen nasıl hayata karşı direndiklerini anlatmakta. Kitap tam bir dram filmi gibi.. Sizi derinden etkileyecek.."Çok tuhaftı! Ağlayamadım ;ama ruhum paramparça olmuştu.." Yaprak dala insan insan tutunur diye güzel bir söz okumuştum. Hah kitapta tam bunu anlatmakta. Keyifli okumalar diliyorum.. Kitapla kalın..
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
7/10
·184 syf.··
2020 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2020 10:59
Dostoyevskinin ilk romanı. Bu romanı yazdığında yazarlar tarafından “Yeni Gogol mu doğuyor” denmiştir. Bu ifade durumu yeteri kadar açıklıyor sanırım. Dostoyevskinin daha genç yaşlarında kaleme aldığı bir eser. Kitapta “insan” kelimesine “cık” eklenerek “zavallı insanlar” anlamına gelen fakir ve ezilen, hakkı yenen insanlardan bahsediliyor. İki arkadaşın bir birine yazdığı mektuplardan oluşan bu eseri tek solukla okuyacaksınız ve ne zaman bitirdiğinizi anlamayacaksınız bile. Dostoyevskinin ilk eseri olduğu için Dostoyevskiye başlamak için ideal bir kitap sayılabilir. Keyifli okumalar!!
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma
9/10
·184 syf.··
2021 57. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2021 09:40
"Çok tuhaftı! Ağlayamadım; ama ruhum paramparça olmuştu." Fyodor Dostoyevski'nin yayımlanan ilk kitabı olan İnsancıklar, yoksulluğun pençesinde kıvranan Makar Devuşkin ile Varvara Alekseyevna'nın mektuplarından oluşuyor. Dostoyevski kitabında; aşkı, yoksulluğu, mutsuzluğu, ezilmeyi, hor görülmeyi, önyargıyı, utancı, cesaretsizliği, sonuna kadar hissettirerek anlatıyor. Okurken çoğu zaman kalbinizin ezildiğini hissettiriyor ve o insanlara acımadan edemiyorsunuz. Varenka içinde bulundukları çıkmazı fark ederek "Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuz ile yoksulun birbirinden uzak durması lazım, birbirine bulaştırmamak için." diye yazıyor mektubun bir bölümünde. Makar Devuşkin ise başka bir bölümde kör talihini şöyle sorguluyor: "Neden her şey böyle oluyor, iyi bir insan karanlıkta kalıyor, bir başkasına mutluluk kendiliğinden geliyor?" Kitap mektuplardan oluşsa da asla Milena'ya Mektuplar gibi sıkmıyor. Anlatımı roman tadında ve akıcı bir şekilde ilerliyor. Dostoyevski'nin henüz yirmi beş yaşındayken yayımlanan ilk eseri olan kitap, yayımlandığı dönem büyük heyecan yaratıyor. Yayımcı Nekrasov "Yeni Gogol doğdu" diyerek eseri eleştirmen Belinski'ye götüyor. Belinski ise "Gerçeği keşfetmiş ve bir sanatçı olarak ilan etmişsiniz, size bir yetenek verilmiş, yeteneğinizin değerini bilin ve emin olun, siz büyük bir yazar olacaksınız!" diyor. Dostoyevski'nin eserinde onun geleceğini görüyor ve haklı çıkıyor. İnsancıklar, yazılmasının üzerinden yaklaşık 180 yıl sonra bile hala okunuyor. "En büyük, en dahi, en hatasız eleştirmen olan eleştirmen zamandır" diyor Belinski. Günümüzde hala okunan bu kitapla Dostoyevski o eleştirmenden de tam puan alıyor. Dostoyevski'nin kalemiyle tanışmamış olanlara, hem kısa hem de yazarlığa başladığı kitap olduğu için ilk olarak İnsancıklar'ı okumalarını tavsiye
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201877bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.