Uzun zamandır almayı ve okumayı çok istediğim, o görkemli Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim mücadelesine tanıklık etmeyi beklediğim bir eserdi Şah ve Sultan. Ancak itiraf etmeliyim ki, asıl mücadeleyi kitap benim elimde verdi.
Tam 3,5 aydır elimde olan bu kitabın başına gelmeyen kalmadı
üzerine çay döküldü, kahve sızdı, suyla temas etti... Sayfaları biraz şişti, yer yer dalgalandı sanki anlattığı o devrin yorgunluğunu ve Çaldıran'ın tozunu üzerine almış gibi duruyor. Ama bu yıpranmışlık hali, kitabın ruhuna ve o tarihi atmosfere garip bir şekilde çok yakıştı.
İçeriğine gelecek olursak
İskender Pala bizi sadece bir taht kavgasına değil aşk, inanç ve onur ekseninde dönen derin bir hikâyeye davet ediyor. Kamber’in sarsılmaz sadakati ve iki büyük hükümdarın arasındaki o keskin zeka oyunları insanı gerçekten içine çekiyor. Yazarın o şiirsel dili, okuru tarihin tozlu sayfalarından alıp adeta bir masalın ortasına bırakıyor.
Nihayet o son sayfayı görebildim. Artık bu kitap sadece yazarın cümlelerini değil
benim 3,5 aylık hevesimi, sabrımı ve tüm sakarlıklarımı da üzerinde taşıyor. Kitap biraz yoruldu, ben biraz bekledim
ama bu devasa hikayeye eşlik etmek her lekesine değdi.
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,8bin okunma