ilk incelememe tabii ki Harry Potter ile giriş yapıp yazacaktım. Ölüm Yadigarları değil de genel seri hakkında hislerimi vs. yazmak istiyorum, bayağı spoiler olur:)) ama hak ediyor yaaa seri bittikten sonra genel olarak bakınca neden bu kadar sevildiğini neden bu kadar Hp fanı yani Potterhead'ler olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyorum. önce kitabını okuyup hemen ardından da filmini izlemiş şekilde ilerleyen biri olarak kitapları ile filmleri arasında çok fazla farklılıklar var diyenlere katılıyorum. tabii ki kitaptaki her detay yansıtılamaz bu çok zor ama şahsen direkt filmlerini izlemekle başlasaydım bu kadar sevebileceğimi düşünmüyorum. çünkü o büyücü dünyasına izlemekle hemen adapte olamıyor insan ve kitap apayrı bir samimilikte, sürükleyicilikte bence.
bi de aynı zamanda Harry Potter'a karşı ön yargısı ya da ''çocuk kitabı ya o'' şeklinde küçümseyen çok fazla düşünen bi kesim de var. onlara da diyebileceğim kesinlikle çok şey kaçırdıkları.
Harry'nin hikayesi çok acıklı yaa düşünsenize anneniz ve babanız sırf sizi korumak için ölüyor...
pis Voldemort! #The boy who lived (Sağ Kalan Çocuk) diye diye bir hal oldun bee
Lily Potter.. seni çok seviyorum oğluna bıraktığın o koruyucu tılsım, bir annenin kelimelerle anlatılamayacak çocuğuna olan o sevgisi..♡
Harry'nin daha bebekken başlayan zorlu sınavı yaklaşık 17 yıl sürüyor büyücü olduğundan bile habersiz Dursley'lerle zorbalanmakla mutsuz geçen bir çocukluk, Hagrid'in 11. yaş gününde gelip onu havalı motoruyla götürmesiyle başlayan ilerde evi gibi hissedeceği Hogwarts'a başlaması, trende o ilk gün iyi ki tanıştığı Hermione ve Ron'la 7 yıl boyunca maceralı, aksiyonlu, bol şaşırtmacalı ve yeri geldiğinde çok duygusal sayısız olay yaşadıkları ve hepsinin üstesinden beraber gelmeleri.. (ama Hermione'nin o zekası olmasaydı