İnsan, mazhar olduğu nimetlerin çokluğunu göremiyor. Onların müstesna değerlerini takdir edemiyor. Nimetlerle diriliş yaşadığı yerde, onların tesir altında gaflete dalıyor. Ancak eğitimden geçerek terbiye edilmiş bir zihindir ki pekçok nimetle cepeçevre kuşatılmış olduğunu anlayabilir. Şükrü yönünde özel tedbirler alinmadigi durumlarda nimetlerin bollaşması, insanın duyarlıklarını törpülemeye, kalbini hırpalamaya başlar
Üzüntülerimizin bazıları vardır onları yeterince yaşamadığımız için bir türlü geçmezler. Onlara, bize kendilerini tam hissettirecek yeterli bir imkan ve süre tanımadığımız, bize yarım değil tam olarak bile geçirmelerine izin vermediğiniz için üstümüzdeki etkilerin hepsi üzülüyorlar. Onlara akışına bırakıp bir sana desene hayal eder gibi seyretmek yerine savacak gidip onları yok etmeye çalıştığımızdan ötürü bize bir türlü veda etmezler. Evet, kimi acılar vardı ki ancak onları ilk gün kadar yaşadıktan sonra rahatlayabilir