Tuğba Dönmez

Hakiki büyüklük Allah’a mahsustur. Yerde, gökte, bütün varlık içinde mutlak ve kusursuz ancak O’nundur ve her şey O’nun büyüklüğüne şahittir. Vâkıa Suresi’nde neredeyse baştan sona kadar Rabbimizin kanat‘ın işleyişindeki güç ve azimeti anlatıldıktan sonra surenin “O hâlde Azîm olan Rabb’inin adını tespih et’” ifadesiyle sona ermesi bunca nimetlere şükredebilmek için Rabbimize Azîm sıfatıyla zikretmek gerektiğini gösterir. Bu emrin gereği olarak Efendimiz (sas) namazda rükû tespihlerinde “sübhane rabbiyel azîm “ dememizi tavsiye etmiş, böylece bu bu şükrü günlük ibadetlerimizin bir parçası haline getirmiş.
Reklam
Bilgimiz azaldıkçadıkça her şeyi bildiğimizi sanmaktan doğan sahte özgüvenlerinin, atıp tutmalarını, firavununca, nemrutça tavırlarla gücü yettiğine zalimce hükmeden çağında Halim isminin içerdiği Sekinee, Sabra, ileri görüşlüüğe ve insana saygıya ne çok ihtiyacımız var. Kitap
1000k
İnsan kendisi için iyi gördüğü şeylere ulaşmak için çaba sarf eder, Allah’a dua eder neticede ulaşabildiğine de razı olur, onunla yetinirse işte en büyük huzur budur
İnsan ve Duygular
İnsan ne kadar kanaatkâr olur ve mahlukata el açması o kadar aziz; ne kadar hırslı olup gözlerini insanların elindekini dikerse o kadar zelil olur. Bu gibiler geçimlerini, mutluluklarını her daim başkalarını da görür, hep bir muhtaçlık hissi ile yaşarlar. Gönüllerin dünyalılarla dolu taşması insanı cikarci, cimri ve onursuz kılar.
1K
“Güzel iş yapanlara( karşılıklı olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennet diktiler ve orada ebedi olarak kalacaklardır.”
Reklam