Kur’an-ı Kerim ‘ de sayısız ayette, çok çeşit sebeplerle Allah’a hamd etmek tavsiyedir hatta “elhamdülillah de !” Rabbimizin lisanın hamd etmemizi emreden ayetler vardır. (Neml, 27/59 isrâ 17/111 : müminun ,23/28 ) buna göre hem sadece içimizde bir hayranlık ve takdir duygusu olarak kalmamalı; Övgü ve şükür ifadesi olarak lisanımıza da yansımalıdır. Muhtemeldir ki bu emir, ağzımızdan çıkanların kalbimizdekiini yansıttığı gibi dilin sürekli tekrar ettiği sözlerin de düşünce ve duyguları belirlediği hakikatine mebnidir.
Hikmet sahibi insanlar her şeyin yerine ve önemini kavramışlardır. Önemsiz şeyleri abartma, önemli şeyleri ihmal etme hatası işlemezler. En önemli şeyleri en önemsiz şeyler için feda edecek ahmaklıklar yapmazlar . Aynı şekilde kendi yer ve değerlerini de bilir, ne şımarır ve ne azar ne de kendilerini ziyan edilecek şekilde hayatlarını boşa harcarlar. Kendisine hikmet verilen kişiler sahip oldukları her şeyi( ömür, ilim, mal, sağlık vb) de bir denge içinde yerli yerinde kullanırlar. Ancak” yaptığı her işte, her sözünde ve her davranışında mutlaka bir hikmet vardır.” sözü Allah’tan başkası için kullanılmaz. Çünkü insanın bilgisi, görüşü, eşyanın bütünü kavram kavrama kabiliyeti ne kadar sınırlıysa hikmeti de o oranda sınırlıdır.
Sadece yeme içme derdinde olup eşyanın tabiatına sırtını çeviren, olan bitenin arkasındaki hikmete eğilmeyip ruhunun azığını aramayan insan adeta ruhunu aç , susuz bırakmıştır