Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse
elini uzatmıyor
Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan
bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda
İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda
Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
Biz bunun için mi geldik.
~Adil Erdem Bayazıt
İnsanların cümleleri zehirdi. Aptal dünya seni önce göğe çıkarır ve sonra yere indirirdi. Kimsenin kendi hayat sınırları içinde ne yaşadığını, ne hissettiğini bilmeyen insanlar onların hayatlarına bir dizi izliyor gibi bakar ve onlara emirler yağdırırlardı. Bunlara ise masumca "sosyal medya yorumları" diyorlardı.
Bazen böyle olur. Siz bir şeyden ne kadar vazgeçerseniz vazgeçin, o sizi bir şekilde geri alırdı. Sizin olması gereken sizi bulurdu. Evrende bize ait bazı gerçekler var. Kimimiz yanı başımızda duran ve bize ait olan o gerçeği henüz göremiyoruz belki fakat yalnızca "henüz" göremiyoruz. Herkes günün birinde gerçeğine, hayatının ona getirmek istediğine kavuşur.