Ben kendimi yabancı gibi görüyordum, o ise bu kentin kendisi için, dolaşıp görmesi için ve onun yüreği için yaratılmış olduğunu biliyordu. Bu kenti benimle paylaşmak istiyordu.
Eğer ölüm kaçınılmaz olmasaydı insan bütün yaşamını ondan uzak durmaya adayacaktı. Hiçbir tehlikeyi göze almayacak, hiçbir girişimde bulunmayacak, hiçbir işe el atmayacak, yeni bir şey bulmayacak, yeni bir şey yapmayacaktı. Yaşam sürekli bir uyuşukluk olacaktı.