Kendi kendine kalmayı seven, kitaplardan başka dost ve sevgili olmadığına inanan, çocukları, çiçekleri, türküleri ve kuşları seven insanlardan bir insan. Sade vatandaş. Okudukça cahilliğini gören bir okur.
Hayatımda böyle mutlulukları çok tatmıştım: Yorucu seyahatlerden sonra bir bardak soğuk su, iyi bir barınak, dünyanın bilinmeyen bir köşesinde yaşayan sıcak harcanmamış ve yabancıyı bekleyen bir insan yüreği Yabancı yolun ucundan görününce, bu yürek bir insan bulduğu için nasıl çırpınıp sevinir!.. Aşkta olduğu gibi konukseverlikte de veren alandan mutlaka daha mutludur.
Görünen ve görünmeyen bütün dünyanın derin, fark edilemez bir sır olduğuna seviniriz; derin, anlaşılamaz, akıldan, dilek ve kesinlikten uzak bir sır. Yolculuk arkadaşı kaplanla konuşur, bu kadar çetin, duygulu ve doymaz olduğumuza güleriz; bir akşam, bir avuç topraktan ibaret yemeğimizi mutlaka yiyip doyacağımızı bilmekle birlikte, doymazlığımıza güleriz.
İnsan ruhunun, yani yolculuk arkadaşı kaplanın yaşaması, toprağı sevmesi, ölümü görmesi ve korkmaması ne zevktir!
Hayatım dayanılmaz bir hal almıştı, gökle dünya arasında asılmış, gökten de, dünyadan da kovulmuş halde sallanıyordum. Manastırlardan uzakta, denizin üstündeki bir mağarada yaşayan ihtiyar bir çileciye gittim. Ona itirafta bulundum.
'Ne yapayım muhterem peder? Bana bir öğüt ver!"
Yaşlı çileci elini başımın üstüne koydu:
'Sabret oğlum,' dedi, 'acele etme; Acele, şerrin tuzağıdır. Sakin sakin, güvenlik içinde bekle...'
'Ne zamana kadar?'
'Kurtuluş için olgunlaşıncaya kadar; koruğun bal olması için zaman gerek!'
Peki peder; koruğun bal olduğunu nasıl anlayacağım?'
'Bir sabah kalkacak, bakacaksın ki dünya değişmiş; dünya değişmemiştir oğlum, sen değişmişsindir, kurtuluş olgunlaşmıştır; o zaman kendini Tanrı'ya teslim et, o zaman ona ihanet etmezsin.
Sonunda, "Bilmelisin ki," dedi, "dünyanın en yüce, en küstah, en belalı zevki gençliktir. Bir gencin tehlikede olduğunu gördüğüm zaman, hayatın tümü tehlikedeymiş, Tanrı'nın ilk çıkış yolu tehlikedeymiş gibime gelir ve elimden geldiği kadar, kaybolmaması için gençliğin yardımına koşarım: Yani yoldan çıkmamasına, çiçeklerinin dökülmemesine, vaktinden önce yaşlanmamasına yardım etmek istiyorum.