Tuğba

Tuğba
@__gocebe__
Kendi kendine kalmayı seven, kitaplardan başka dost ve sevgili olmadığına inanan, çocukları, çiçekleri, türküleri ve kuşları seven insanlardan bir insan. Sade vatandaş. Okudukça cahilliğini gören bir okur.
Öğretmen
SAÜ TDE Yüksek Lisans
Sakarya
131 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
“Dinleme ve anlama yeteneği çok değerlidir… Bir kez olsun, aynı şeyleri hissetmeyi başarabilen iki insan birbirini hep anlayacaktır. Bunlardan biri buzul, diğeri isterse atom çağında yaşamış olsun farketmez.” Mühürlenmiş Zaman/ Andrey Tarkovski
“Ah, bir öğrenebilseydi insan başkaları hakkında hüküm vermemeyi, keskin ve keyfi düşüncelere kapılmamayı, sırf ebediyen soru olarak kalsın diye kendine yöneltilmiş sorulara cevap vermeye yeltenmeseydi! Her düşüncenin hem yalan hem doğru olduğunu anlayabilseydi! Tek taraflılığıyla, insanın bütün hakikati kavramasının mümkün olamayışıyla yalan; insani esinlenişin bir tarafının ifadesi oluşuyla da doğru. İnsanlar bu ebediyen hareket halinde, sonsuzcasına iç içe geçmiş iyilik ve kötülük kaosu içinde diğerlerinden ayrı bölmeler yarattılar kendilerine, hayali çizgiler çektiler bu denizin üzerine ve şimdi denizin de böyle bölünmesini bekliyorlar” diyor ‘Üç Ölüm’ kitabında Lev Tolstoy.
“Güz şimdi; çevredeki korularda bir sessizlik. Yamaçlar şurada, güneş orada, akşama da ayla yıldızlar çıkacak; hepsi düzeninde, hepsi yüzde yüz; iyilik dolu, sevgi dolu...” diye yazmış Knut Hamsun, ‘Toprak Yeşerince’ isimli kitabında.
Füruğ Ferruhzad’dan “benim ezgim.../ kırık dökük, rüzgar sesi gibi/ keder kokusu dökerdi yorgun gönüllere./ önümde:/ genç bir kışın acı çehresi/ ardımda:/ yazı birbirine katan zamansız bir aşk/ göğsüm:/ hüznün, acının, evhamın mahalli/ güz gibi olsaydım keşke.”