Karanlıkta didiniyoruz, yapabileceklerimizi yapıyor, verebileceklerimizi veriyoruz. Kuşkumuzu tutkuya, tutkumuzu da bir göreve dönüştürüyoruz... Tanrı'ya ya da büyüye ya da hiç değilse bir şeye inanmamızı sağlayan da bu, sonunu bilme isteği.
Bu dünyada sevilen kişiler sevenlerin gözünde çiçek açan leylaktır, gemi ışıklarıdır, okul zilleridir, bir doğa görünümüdür, anımsanan konuşmalardır, dostlardır, bir çocuğun pazar günüdür, yitik sesler, insanın en sevdiği takım elbisesi, güz mevsimi, bütün öteki mevsimler, bellek, evet, yaşamın toprağı, suyu olan bellek.