Hayallerimizde mutluluğu hep başarıyla özdeş kıldık. Erik yemenin değil de o eriği yetiştirmenin, satmanın veya ihraç etmenin üzerine yoğunlaştık. Belki de bu yüzden mutlu olamıyoruz. Ne zaman mutluluk hayalleri kursak mutlaka kıyısında köşesinde bir yerlerde maddiyat oluyor. Kendimizi iyi hissedebilmek için bir sürü şart koyuyoruz önümüze. Mutluluğun hiçbir şarta bağlı olmadığını, insanın hayatını içine sindirebilmesi ile ilgili bir durum olduğunu unutuyoruz.