A.D

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·188 syf.·
2026 10. kitabı
Okuması kolay, bölüm geçişleri merak uyandırıcıydı. Ben kitabı sosyolojik bir alt metin var gibi okudum. Meşhur doğduğun yer kaderindir yargısını destekliyordu. Hindistan'a yaşayan kadının pek özgür iradesini kullanabilme şansı yoktu,sıkı bir kast sistemi içinde en alt sınıfa mensuptu. Kanada da yaşayan zengin ve başarılı avukat hayatının ve gücün iplerini eline almıştı ki hastalandı ve bütün planları ve hayata bakışı değişti. Bu da irade dışı bir değişiklikti. sicilyadaki perukçu kadın ise tüm kadınların Onun yaşındayken düştüğü yoğun duygular içinde buldu kendisini. Toplumun ve ailesinin uygun görmeyeceğini bildiği birine aşık oldu, neyse ki bu aşk Onu mutlu etti. Üç farklı coğrafyada geçen hikayelerin birbiriyle bağlanma şekli bana biraz zorlama gelse de giriş gelişme sonuç bağlamında mantıklıydı.sonuç olarak patriarkinin çarkları her yerde kadınları öğütse de onlar kendilerine umutlu sonlar yazmaya devam ediyorlar
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
Çocuklukta başlayan bir dostluğu irdeleyen kitap bir kez kurulmuş bu derin bağın nasıl da ömür boyu süreceğini anlatıyor. Aralarında büyük bir mevzu baş gösteriyor ve olayın üzerinden 41 yıl geçiyor ve iki ihtiyar mumlarla aydınlatılan bir odada olanları konuşacaklar gibi görünüyor ama kitap daha çok monolog olarak devam ediyor. General bu tutku seviyesindeki derin dostluğun ilk kurulduğu günden itibaren olanları iki tarafın hislerini de dahil ederek anlatıyor da anlatıyor. Misafirin geçmişteki davranışının bütün sebeplerini ve motivasyonlarını da gayet doğru tahlil eder gibi. Cevap istediği son soru çok önemli, misafir bu soruya sen cevabı biliyorsun diye kabul içinde cevap veriyor. Arada olanlar olmuş, ölenler ölmüş ve anlaşılıyor ki diğer herşey bu dostluk denen tutkuya hiç zarar veremeyecek teferrüatlarmış.
Puan vermedi·112 syf.·
2026 7. kitabı
Yazarın tek bir yerde bir kare fotoğrafı yok, bu gizem kitabın otobiyografik olduğunu daha kuvvetli hissettiriyor. çok güzel bir soru soruyor ve üzerine düşündürüyor:insanın yüzü olmazsa hayatı nasıl olur? bu bir uzvumuzu kaybetmeye benzemiyor, insanın yüzü kimliği ve sosyal ortamlarda onu tanınır ve kabul edilir bir birey haline getirirken yüzünüz deforme olduğunda insanların size bakışı nasıl ve neden değişiyor. Kesik bir kol ile insan topluma kolay karışırken aynı şey yüz için o kadar kolay olmuyor. yazar bu sebeple 14 yıl kendisini yalnızlığa mahkum ediyor ve hep geceleri dışarıya çıkar hale geliyor, kendini yalnızlaştırarak bir tür savunma mekanizması geliştiriyor, buna sınırlarda yaşamak diyor ama bu özgür bir seçim mi mecburiyet mi orası tartışılır.Kitabı okumadan önce Almadovar ın bir filmini izlemenizi öneririm, ben tamamen içgüdüsel böyle yapmış bulundum ve kitap ile film birbirini çok iyi tamamladı. Teoreme gelecek olursak, yeterince uzun bakarsak her şeyde bir güzellik görürmüşüz. çok beğendim bu fikri. yeterince bakarsak karşımızdaki kişiyi tanımaya başlarız ve severiz, insan tanımadığını, bilmediğini sevemez. Diyor ki dikdatörler ilk olarak delileri ve sanatçıları öldürürmüş, çünkü onlar uzun uzun bakarlarmış insana.herşeyi ilk anlayan onlar olurmuş, harika bir tespit. kitap beni biraz hussel in fenemonolojik yöntemine de götürdü. yüzün deforme olduğunu göz ardı et, travesti olduğunu göz ardı et, kendi yaşanmışlıklarından kaynaklı önyargılarını bir kenara bırak ki karşındakinin güzelliklerini , asıl benliğini , kimliğini görebilesin. kitaptaki argo sözler beni rahatsız etti biraz, ama zaten duyguları sert bir şekilde anlatmayı seçmiş yazar, üslup gereğidir dedim geçtim
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013947 okunma