Öteki

Öteki
@__oteki
hüzün: hep bilinir bir afyon çiçeğidir önceleri dalayan bir ısırgan yoncası olur sonra dalayan ve uyandıran o afyon uykusundan
Şiir
Reklam
beni artık hücre çoğaltmaktan da yargılarlar zahir
Şiir
gölgem eğildi de bir suya seni gördüm, hem bildim, elbette sevdim bir çiçek solmuşsa koklandığı içindir rengini dünyaya bıraktığı içindir bunu bildim, çünki seni sevdim seni ve senin o ad konulmamış rengini, kanımı akıştıran kokunu
Şiir
şimdi senin görevin eski elyazması namelerle geçmişin burgulu hüzünlerinin bıraktığı yaraları iyileştirmektir, sevincini uzaklıklara bölerek çoğalttığını beklemenin savruk tadını, kırık dostlukların yarımyapalak içtenliklerini de unut artık. önemli olan yaşadığının, yaşarken neler yaptığının, neler yapılacağının, büyük küçük iğreti şeylerin bilincinde olmaktır, bu bilinci taşımak için her zaman erken sayılır, bunu bil. hiçbir şeyin sonu yoktur. bunu da. bir gün nasılsa bütün acılar eskiyecek. işte hayat; yıllarca eziyetini üzerinde taşıdığın ısrarlı bir gecikmeye doludizgin koşturacak ne varsa hepsi yanında, başkaldıran çalarsaatının vuruşlarını duy. yüreğini kurtar. vur umudunu kalabalık ağaçlara yorumla beslenen dallara köpürerek akan sulara kır çiçeği kokusuyla aygınlaşan dağlara kurcala yaşamanın gizemli torbasını ekmeğin ve terin kardeşliğini kıskan sana toprağı ve aşkı öğretecek hayat denen anneye koş
hangisi anlayabildi senin yorgun kanatlarındaki dirençli ulaşma isteğinin uzaklıkları emebilici gücünü ki onlar varoluşun acımasız kervanlarını yıllarca sahte bir yüzle dürüstlüğün örnek kılavuzları gibi hep kendi yansılarına sürüklediler, yanılgıyı ipek kefenlere sarıp ısrarla umudun doğurgan topraklarına gömmekten ne buldun sonunda kazancın göğsünü rüzgar acısıyla dağlayan bir yaşlı alışkanlık oldu, doğrunun ve yalanın adını koyamadın san. yanılgın bu.
Reklam