Bir an bile unutmamıştım. O hep aklımdaydı; çünkü ona olan sevgim gün ışığında dağılıverecek bir sis ya da yağmur yağınca yıkılıverecek bir kumdan kale değil, mermer üzerine yontulmuş bir yazıydı ki mermer var olduğu sürece silinmezdi.
Ya ben neydim? Yüreğimin çırpınışlarıyla irademin çabalamaları arasında, kendi kendimden nefret ediyordum. Ne kendimi yermek avutuyordu beni ne de kendimi beğenmek!