Beyaz ve gri bulutlar,
Sırlarını paylaşmışçasına yan yana,
Kimi zaman iç içe...
Yağmura kurdukları kumpas,
Planlarını istedikleri gibi işletmekte.
Bir hasada çekecekleri görsel ziyafet,
Gökkuşağına nispet niteliğinde.
Bir damla suya muhtaçken,
Peki benim payım nerede?
Kim bilir, belki de o beklenen damla,
Sitem bittiği an düşecek toprağa.
Belki bir dönemeçte,
Belki de ismimin baş harflerinden yükselecek,
Dökülecek yüreğime...
4/6/2026
Pınar PEKĞÖZ
Kim bilir, belki de o beklenen damla, sitem bittiği an düşecek toprağa
Belki bir dönemeçte
Belki de ismimin baş harflerinden yükselecek
Dökülecek yüreğime
4/6/2026
P.p
Beyaz ve gri bulutlar,
Sırlarını paylaşmışçasına yan yana,
Kimi zaman iç içe...
Yağmura kurdukları kumpas,
Planlarını istedikleri gibi işletmekte.
Bir hasada çekecekleri görsel ziyafet,
Gökkuşağına nispet niteliğinde.
Bir damla suya muhtaçken,
Peki benim payım nerede?
4/6/2026
Pınar PEKĞÖZ
Metruk binanın etrafında dolaşmaktayım,
İçeri girme cesaretim henüz yok.
O kadar yol,
O kadar emek boşa mı gidecek?
Yüzleşmenin en sert yüzü soğuk besbelli;
Ayaz, kesikler atmaya hazır bedenime,
Kırbacını çıkarmış...
En kötü senaryoyu yazmanın şehvetiyle
Gülümsüyor hislerime.
Perişanlığın büyüsü aldatıcı,
Hiç olmadığı kadar kırıcı ve isyankar.
Nihai son kadar sıcağız birbirimize,
Vedalara layık bir aşk kadar değerli...
4/6/2026
Pınar PEKĞÖZ
Takriben kalan ömrün sayılı kareleri,
Müjdelerle beni karşılayacak.
Tükettiğim hayat, durduğum andan itibaren
En çok incindiğim yerden vuracak..
Sahipsiz bir bakışım kurban seçilecek.
Hangi diyetin vebali ömrümün geri kalanında,
Gölgemi kovalayacak?
Ha oldu ha olacak derken,
Yazgımı sınava çekeceğim günlerin sayısı azalacak...
Nihâi son
Hislerimi sonsuzluğa uğurlayacak....
4/6/2026
Pınar PEKĞÖZ