Bir ben kaldım,
savunmasız.
Zırhımı çıkarırken yayılan misk-i amber,
ciğerlerimin havasını değiştirmeye yetti.
Kalemde bir yas hâli,
hüsran mı demeliyim adına, bilemiyorum.
Bildiklerimle değerlendirilen sınavın ağırlığı
takat bırakmıyor kollarımda.
Yaşamak ağır,
hem de gül dökülürken yollarıma.