Büyük aşk denen şey bu mudur, bilmiyorum? Fakat, o geceden itibaren başlayan nöbetlerim hatta uzaktan benzeyenini bir daha kimseye karşı geçirmemiş olduğuma göre, hiç olmazsa kendim için, öyle kabul etmek lâzım...
Evet, Türk kadını, hürriyetini dans etmek, tırnaklarını boyamak ve Rue de la Paix'nin kanunlarına esir bir süslü kukla olmak için değil, yeni Türkiye'nin kuruluşunda ve kalkınışında kendisine düşen ciddi ve ağır vazifeyi görmek için isteyecekti, kullanacaktı.