Düşünen zihinler şu sözleri az kullanırlar: mutlular ve mutsuzlar. Hiç kuşkusuz başka bir dünyanın bekleme odası olan bu dünyada mutlu insan yoktur.
İnsanlar aslında aydınlıktakiler ve karanlıktakiler olarak ikiye ayrılır.
Karanlıktakilerin sayısını azaltıp, aydınlıktakilerin sayısını çoğaltmak, işte hedef budur. Bu yüzden ‘’Bilgi!’’, ‘’Bilim!’’ diye bağırıyoruz. Okumayı öğrenmek ışığı yakmaktır; tüm hecelemeler kıvılcımlardır.
Zaten aydınlık demek illaki sevinç anlamına gelmez. Aydınlıkta da acı çekilir; ateşin fazlası yakar. Alev kanadın düşmanıdır. Uçmayı ara vermeden yanmak dahinin mucizesidir.
Bilgilendiğinizde ve sevdiğinizde daha fazla acı çekersiniz. Gün gözyaşlarıyla doğar. Aydınlıktakiler en azından karanlıktakiler için ağlar
Sayfa 298 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları II Cilt·Kitabı okudu
Halkların dıştan görünen, parıltılı tarihlerini yazanlar, aynı zamanda belli ölçüde onların derinlerdeki gizli yaşamlarından haberdar da değillerse iyi tarihçi sayılamazlar ve aynı şey tersi için de geçerlidir. Gelenekler ve düşünceler tarihi olaylara nüfuz eder, olay tarihçisi de geleneklere ve düşüncelere nüfuz eder. Bunlar etkileşim halinde olan, birbirini tamamlayan ve birbirinden doğan iki farklı inceleme sistemidir. Kaderin bir ulusun yüzeyine çizdiği tüm çizgiler, derinlerde daha kasvetli ama belirgin paralel çizgilere sahiptir ve dipteki tüm çırpınışlar yüzeyde ayaklanmalara neden olur. Gerçek tarih nasıl her işin içindeyse, gerçek tarihçi de her şeyden haberdar olmalıdır
Sayfa 296 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları II Cilt·Kitabı okudu