A.

Herkesin putu kendine şirin. Herkes başkasının putuna İbrahim.
Dünya üzerinde iyi insanların varlığına şahit olmak hatırlatıyordu insan olduğumuzu. Umutlar o zaman yeşermeye başlıyordu.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hepimizin özlemi geçmişe değil kaybolan masumiyeteydi  şüphesiz.
1000Kitap
İnandığı zaman nasıl da parıldıyordu bakışlar. En derin kutulara atılmış ruhlar bile kendine acımayı bıraktığında ışığın var olduğunu görebiliyordu.
1000Kitap
Daha güzel bir gelecek hayal eden, önce savunmasız olana karşı hassasiyet göstermeliydi. Doğru kelime bu diye düşündü. Hassasiyet ve empati. Hayatın her alanına sirayet ettiğinde insanlık gelişmeye başlıyordu. Diğer türlüsü tam bir kâbusu. Düşünceli ve hassas bir toplum oluşmadığı sürece, tekerlekli sandalyeler için özel yollar inşa edilmiyor, yaşlılarla empati kurulamıyor, hamilelere saygı gösterilmiyor, hayvanlara bile eziyet ediliyordu. *Hemen herkes gibi, iyilik de bir yere kadar diye düşünürken kötülüğün sınırları olmadığını göremiyordu.* Savunmasız olanı korumanın kahramanlık sayılmayacağını anlayamıyordu.
1000Kitap
Ama değersiz hisseden insanın bütün savaşları kendisiyle olur.
1000Kitap