Baki: Burayı başkasına verdim diye kızdın mı bana acaba? Burası yaşasın istedim, eviniz sessiz kalmasın. Çocuklar… Çocuklarım büyüyünce gelip burada yaşarız diyordum. Şimdi Nihan oturuyor. İçeridedir şimdi. Çalamadım kapıyı, ama içeridedir. Omzundaki yük çok ağır onun. Bir de benimki ağır gelir mi acaba? O bana derdini söylemese, üzülürüm. Ama ben ona derdimi desem yüzü soluverecek diye içim gidiyor. Aşk ne zormuş Neslihan… Hem birlikte ağlamak istiyorsun hem de gözyaşına dayanamıyorsun.
Neslihan: Ne oldu şimdi, mutluydun sen?
Baki: Sen de hep mutluydun.
Neslihan: Mutlu olacağım tabi, iki günlük dünya. Televizyonda falan hep öyle söylüyor uzmanlar.
Baki: Ne diyorlar?
Neslihan: İçimdeki yaşam enerjisini, o coşkuyu yiyip bitirmene izin vermeyeceğim Baki.
Baki: Herkesi affettim diyordum. Beni doğuran kadını bile affedebilirdim. Annemi… Beni büyüten annemi bile affedebilirdim.
Neslihan: Ne yaptı ki annen sana?
Baki: Öldü. Annem öldü benim Neslihan.
Neslihan: Ama, çok oldu.
Baki: Ama ben hala yeteri kadar ağlayamadım onun arkasından. Annem öldü benim.
Neslihan: Buna ağlanır mı hiç? Koca adam oldun Baki.
Baki: İnsan çocukluğu kadarmış Neslihan. Çocukluğunda bakıldığı, sevildiği kadar, çocukluğunda yediği içtiği kadarmış. Sonrasında ne yaparsan yap yama gibi kalıyor. Bıraktım dedim, artık düşünmüyorum dedim, kimseye gönül koymayacağım dedim. Ama olmuyor. Çocukluğunda sevilmediysen, o duygu bir lanet gibi yapışıyor yakana. Aksi, huysuz, hastalıklı bir adam olup çıkıyorsun. Karşılaştığın sevgi namına ne varsa ya yakışmıyor ya da dar geliyor, sığamıyorsun içine. Ölmeseydiniz keşke. Keşke annem de ölmeseydi.
#Baki #AhmetKural
#Neslihan #EzgiÖzyürekoğlu