️adliokur️

️adliokur️
@_adliokur_
İnsan eğer iyi, adil, doğru ve güzel bir dünyada yaşamak istiyorsa, önce kendisi bu değerlere sahip olmalı. Nasıl ki bir tek kötü toplumun tamamını zehirleyecek güce sahip olabiliyorsa, bir tek iyi de aynı şekilde toplumda büyütebilir ışığını. Unutmamak gerekir ki her şey aslında tek bir insanla, tek bir kararla ve tek bir sözle başlamıştır tarih boyunca.
“Doğruluk varsa, bir tek insanda olduğu kadar bütün insan topluluğunda da vardır değil mi?” (Platon) Platon devletle yani toplumla, o toplumu oluşturan insanın birbirinin yansıması olduğunu söyler. Devlette olması gereken dört temel değeri belirler ki bunlar, bilgelik, yiğitlik, ölçü ve doğruluktur. Bu tanımlamaları devlet üzerinden yaptıktan sonra aynı değerlerin insanda da bulunması gerektiğini ve devletin, toplumu oluşturan en küçük yapıtaşı olan insanın da ancak bu dört değere sahip olduğunda ideal bir toplum olabileceğini söyler. Yani biz ne isek içinde yaşadığımız devlet ve dünya da odur düşüncesini savunur. “Bir devleti akıllı yapan şey ne ise, insanı akıllı yapan şey de odur.” (Platon)
“Değerli insan kendine yeter, tek başına yaşamanın tadına varabilir. Herkesten daha az arar başkalarını.” #Platon
“Savaş, teklerin hayatında olduğu gibi toplumun hayatında da kötülüklerin kaynağı olan şeyden, başkalarından çok mal edinmek hırsından doğuyor.” (Platon) Biliriz ki bu hırs, toplumda çıkardığı savaşlar gibi bizim iç dünyamızın da dengesini bozar ve içimizde savaşlar çıkarır. Sokrates’in Daimon, Platon’un ise tanrısal bir şey olduğunu söylediği bu içses bize uyumu, huzuru ve mutluluğun yolunu gösterir. Daha fazlasına sahip olma arzusunun sadece birer yanılgı olduğunu derinden hissettirir bizlere. Bir ev ve bir araba daha almanın aslında hiçbir getirisi olmadığını, insanın kendine yetebilme erdeminin asıl mutluluk olduğunu hayatımız boyunca fısıldar kulaklarımıza.
Bu dünyada herkes kötülük yapma potansiyeline sahiptir. Kötülük yaparak, yalan söyleyerek işini ve konumunu yükselten onlarca insan var etrafımızda. Ancak bunca yanlışın içinde yaşamamıza rağmen doğru adım atma iradesini göstermek hâlâ imkânsız bir durum değil. İçimizdeki doğrunun gücü de burada gösterir kendini ve irademizi kontrol altına alma sürecinde bize destek olur. Kötülük yaparak, yalan söyleyerek biz de iyi yerlere gelme fırsatını elde ederiz belki zamanla, ancak içimizdeki doğru bunun adil olmadığını vicdanımızın sesiyle dile getirir. Eğri yoldan gidildiğinde sonuca çok daha hızlı ulaşabileceğimizi bildiğimiz halde bunu tercih etmemizi engeller. Platon’a göre bu erdem o kadar büyüktür ki, onda tanrısal bir şeyler olduğunu iddia eder.