Eğlenceli bir gençlik kitabı arayanlar... Balkabağı ve Tarçın tam size göre.
Birce Eren, İstanbul'da okuyan bir üniversite öğrencisidir. Eğlenceli, neşeli ve arkadaş canlısı doğasıyla herkesle anlaşabileceğini düşünecek kadar da çılgın bir kızdır.
Kaldığı yurt aniden kapanınca çareyi kendisiyle aynı durumda olan üç kızla eve çıkmakta bulur ve olaylar da burada başlar.
Bensu; ağırbaşlı kişiliğiyle kitaptaki en sevdiğim karakterlerden biri olmayı başardı. Jülide başta tavırlarıyla sinirimi bozsa da kitabın ortalarına doğru sevmeye başladım. Çiçek naif, duygusal bir yapıya sahip ve adının hakkını vererek çiçeklere fazlasıyla ilgili bir kız. Bunda okuduğu bölüm de etkili aslında.
Bu dört farklı kişilik aynı evde yaşayabilir mi? Başta zorlansalar da her sorunla başa çıkma gücüne sahip olmaları ve arkadaşlığın güçlü bağı onlara bu zorlukları atlattı.
Barış Kaan Erbey, etrafında gerçekleşen olaylara tepkisiz kalan, sessiz, içe dönük ve mantığın sesinden ayrılmayan biriydi. Dinozorlar hakkında saatlerce konuşabilirken başka herhangi bir konuda onunla sohbet etmek neredeyse imkânsız hale geliyordu. Az konuşur, az güler ve sık sık da pervasız dürüstlüğüyle karşısındakileri zor durumda bırakırdı.
Kısacası Birce'nin tam tersi bir karakter...
Eğer hayat mantık çerçevesinde ilerleseydi Birce ve Barış'ı yan yana düşünemezdiniz. Fakat işin içine kalp girdiğinde neler olacağını kim bilebilirdi?
Eğlenceli, sıcak, aşkın ve dostluğun en güzel halini barındıran keyifli bir gençlik romanı.
Okurken çok keyif aldım. Beklediğimin üstünde çıktı diyebilirim. Yazarın anlatımını zaten ayrıca seviyorum ve kendisiyle çok kısa bir an konuşma imkanım oldu. Neşeli kişiliğini kitaplarında da yakalamak harikaydı.
Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar dilerim :)