Bir kimse istişareye karar verince bu iş için seçeceği insanlarda bazı özellikler gözetmelidir;
-akıllı ve tecrübeli olmalı. Zira görüşler tecrübeyle de sıhhat kazanır.
-dindar ve takva sahibi olmalı. Zira dindar ve takva sahibi kimse emindir. Art niyet gütmez. Ona gönül rahatlığıyla itimat edilir
-nasihatçi bir dost olmalı. Zira nasihat ve dostluk fikre doğruluk ve samimiyet kazandırır.
-sağlıklı düşünmeye engel olan kaygı ve üzüntü gibi hallerden salim olmalı.
-kendisine danışılan işten bir çıkarı olmamalı.
"Ya Rabbi! Kıyamete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip ruhumuza Fatiha okuyanlar bizimdir. Bize mensup olanlar, denizde bogulmasınlar, ahir ömürlerinde fakirlik görmesinler, imanlarını kurtarmadıkça ölmesinler, öleceklerini bilsinler ve haber besinler ve de ölümleri denizde boğularak olmasın!"
"Ancak bu evetle hayırlar arasında nice başlar boyunlarından ayrılır."
...
İbn Arabî'nin(k.s) cevabındaki "evet"ten kasıt kapıyı çalana "İçeri gel" demektir.
Hayırlar; olmayı, pişmeyi, olgunlaşmayı, bu uğurdaki zorlukları ifade eder.
...
Sıkıntılar, engeller, perdeler, düşmeler hep "hayır" cevabına tekabül eder.