Ayşe

Reklam
Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım: Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan 3 hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yer de o dikeni koparı çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle ile karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur
1000Kitap
Suç ve Ceza
Edebiyatımızda bir Raskolnikov yoktur. Dostoyevski'nin dâhice kaleme aldığı Suç ve Ceza romanının kahramanı Raskolnikov, toplumu kurtarmak için tefeci bir yaşlı kadını öldürür, geride hiçbir iz bırakmaz. Ama sonra vicdanıyla hesaplaşmaya başlar. Vicdanı onu rahat bırakmaz Ve sonunda gidip teslim olur. Huzur ve mutluluğu, Sibirya'da cezasını çekmek da bulur. Bizim edebiyatımızda raskolnikov olamaz; çünkü vicdanı ile hesaplaşan ve suçunu itiraf ederek huzura kavuşan insanlara rastlanmaz. Bu yüzden Suç ve Ceza kavramları birbirine girmiştir. Yakalanmadığın sürece suç yoktur. Türkler, suçluluk duymaz ama utanır. Bu kültürde rezil olmak, küçük düşmek korkusu, işlenen bir suçum yaratıcı vicdan azabından kat kat güçlüdür.
1000Kitap
İnsan bir ulusa mensup olduğu için ne gurur duyabilir, ne de utanç! Bireyi bağlayan kendi eylemleri ve hayata karşı duruşudur. Bir ulus kahraman da çıkarır, katil de, bilim insanı da, sapık da! Önemli olan, kişisel namus ve birikimdir.
1000Kitap