Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir rûzigâr ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında,el yazısıyla:
"Ölüm Allah'ın emri, ayrılık olmasaydı".
Şimdi kavak ağaçları görünüyor,
Penceresinden,
Kanal boyunca.
Gündüzleri yağmur yağıyor;
Ay doğuyor geceleri
Ve pazar kuruluyor,karşı meydanda.
Onunsa daima;
Yol mu,para mı,mektup mu;
Bir düşündüğü var.