"...o soğuk, kemikleşmiş dünyanızın dışına attım kendimi. Hiç bilmediğim bir derinliğin içine düştüm, fakat yine de o bir saatin içinde sizin aranızda sanki cam fanusta geçirdiğim yıllardan çok daha canlıydım. Size ait değilim artık, sizden biri değilim, artık sizden uzak yükseklerde veya diplerde bir yerlerdeyim, fakat asla ve asla sizin can sıkıcı burjuva refahınızın içinde değilim artık. İlk kez insanın içindeki iyiliğe ve kötülüğe dair ne hazlar mevcut ise hepsini hissettim, fakat asla benim nerelere eriştiğimi bilemeyeceksiniz, beni asla tanıyamayacaksınız. Ey siz insanlar, siz benim sırrımı nereden bileceksiniz!"
"Benim de içimde, benim içimde bile, evrenin nefes alan bu parçasının içinde, bazen tutkunun dönüp duran sarsıntılarıyla ortaya çıkan dünyeviliğe ait her şeyin içinde bulunan o gizemli volkanik öz yanıp tutuşuyordu, demek ki ben de yaşıyordum, canlıydım, kötücül ve ateşli hazları olan bir insandım."