"Bir tren düşlemişti hep; elinde bavulu ile koştuğu, ama bir türlü binemediği, tekerleklerinin tıkırtısının gittikçe zayıfladığı bir tren. Ne zaman sapsarı bir yüzle, soluk soluğa o istasyona ulaşsa, çelik ışıltılarla uzayan demiryolunu gösteriyorlardı: Tren çoktan gitti."
Suda Bulanık oyunlar, taşradan şehre gelen Tarık'ın yaşadıklarını anlatıyor. Tarık biraz kafası karışık, çevresine uyum sağlayamayan, geleceği ile kendi ile ilgili ne istediğini pek bilmeyen birisi. Aslında onun hikayesi şehre adapte olamamaktan çok kendini tanımakla ilgili.
Cemil Kavukçu'nun Gemiler de Ağlarmış kitabı birbiriyle bağlantılı sekiz öyküden oluşuyor. Öyküler denizle, gemi hayatıyla, gemide çalışan insanlarla ilgili öyküler.