Mahlukâtın en şereflisiyiz. İnsanız. Diğer bütün mâhlukat hizmetimize sunulmuş. Mucizelerle dolu bir bedenimiz var. Hizmetimize hazır hâle getirilmiş bir dünyayı ayaklarımızın altında bulduk. Güneş,gezegenler bize hizmet ediyor.
Bizim için okyanuslar,dağlar,nehirler,bulutlar kurulmuş. Yiyoruz,içiyoruz. Gübrelerden bize güller üretiliyor. Kan ve irinlerin arasından bembeyaz süt üretiliyor bizim için. Dün aklımıza,hayâlimize gelmez şeyleri bugün önümüzde buluyoruz. Uyuyoruz,geziyoruz. Biz yaratılmadan bizim için mükemmel bir kader yazılmış. Eşlerimiz,işimiz,aşımız tayin edilmiş.
Biz ana karnına düşmeden erzakımız belirlenmiş. Hangi buğday tanesinin ne zaman midemize düşeceği bile o buğday tanesine yazılmış. Korunmamız için melekler tayin edilmiş. Hiç olmadık yerde ve zamanda ilahî yardımlar görüyoruz. Çoğalıyor,çoluk çocuk sahibi oluyoruz.
Bizim ciddi bir katkımız olmadan çocuklarımızı Rabb'imiz büyütüyor.O nimetten bu nimete koşuyoruz. Ekmeğimize bir damla bal sürülsün diye bir arıcık milyonlarca defa kanat çırpıyor. Aklımızın almadığı şeyleri kasalarımız,ambarlarımız alıyor.
Yaşıyoruz,ölüyoruz.
Ölünce cesedimiz ortada kalmıyor, toprağa yani aslımıza veriliyoruz...
ÇOK ŞÜKÜR ELHAMDÜLİLLAH!
SÜBHANALLAH!!!
Kim sayabilir içinde yüzdüğümüz nimetleri? Tek bir nimetin türlerini bile saymak mümkün mü? Ne güzel soruyor Allah:
"Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?"