Şimdi paslı bir kılıcın yarasıdır gönlümde sızlayan, merhamet dilenirim cellatlar çarşısında! Ümidim takılmış, sakat kalmış bir atın örülü saçlarına ama dönüşü yok vurulacak.. Gözlerim çölleri dolaşan bulutlara özenip tüketmiş gözyaşlarını..Biraz daha zorlasam kandır ıslatacak olan yanaklarımı.. Göçmek istesem bu merhametsiz çağdan kırk deve çekmezmiş yükümü, alışmaksa ölümmüş çağın taştan kalbine..Şimdi hasret doldurur heybemi, karnımı doyuran da hasrettir benim, yalnız bilmem günde kaç öğündür öğütür bu dert beni.. Ben hep derim ben hep hüzünle yürürüm, yalnız kimse görmez beni...