Batmayan Gün

Sâmiha Ayverdi
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
Eylül 2005
İlk Yayın Tarihi:
1977
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
ISBN:
9789757663690
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·304 syf.··
2021 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 10:57
Aliye 24 yaşında iyi eğitim almış İstanbul'un boğaz manzaralı yalılarından birinde oturan ve hayatın sadece para, pul, mal, mülk ve eğlencelerden ibaret olamayacağını düşünen bir genç kız. Babası Sezai Nur Bey hariciye memuru, annesi Fikriye Hanım ise batı özentisi şekilde yaşamayı kendine düstur edinmiş bir kadın. Ama Aliye’yi asıl ilgilendiren, ölen dedesi İrfan Paşa’nın yazdığı yazılar ve çizdiği tablolar. Aliye girdiği çıkmazlardan ve kendini arama çabasından dedesinin yazdığı notlarla sıyrılmaya çalışıyor. Dedesinin “Aşk ve bakış” isimli bir tıbbiyeliyi resmettiği tablosundan ve notlarında “K” rumuzuyla bahsettiği kişiyle olan diyaloglardan kendisine açılan manevi yolu takip etmeye çalışıyor. Sanki ne yapsa boşmuş ve hayatı anlamını yitirmiş gibi hissettemesine dedesinin notları sayesinde bir son vermek istiyor. Bir aşkın arayışı içinde kısacası. Tabi aşk deyince aklınıza bildiğimiz manada bir aşk gelmesin. Bu daha aşkın bir anlamda kullanılan aşk. Bir yıllık yurtdışı seyahati ona beklentisinde olduğu bu kapıları açıyor.   Bir yıl sonra Berlin’den yarı hasta olarak dönüyor ve aslında bu hastalığı onun manevi iyileşmesinin bir basamağı. Peki ne oldu da yataklara düşecek kadar hastalandı bu kız? Ya da dedesinin notlarında bahsedilen bu “K” kim. Ruhuna ne iyi geldi, kafasındaki sorulara nasıl cevap buldu?   Samiha Ayverdi’nin 34 yaşında yazdığı ve 1939 yılında yayımladığı, “ilk eseri” sayılabilecek bu roman bizlere hayatı tamamen maddi hazlara göre yaşamanın ve böyle bir hayatı yaşayan kişilerin nasıl çıkmazlarla dolup taşacağını anlatıyor.   Yazarın dili, ilgilisine göre muhteşem, değindiği konular nefis fakat kurgu olarak önceki okuduğum kitaplarına nazaran biraz yavan kalmış gibi. Buna rağmen vurucu bir sonla noktalandı kitap. Şimdi biraz da nefis bir kitap okuyup
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
Puan vermedi·335 syf.·
2025 5. kitabı
بسم الله الرحمن الرحيم Sâmiha Ayverdi 'nin bu kitabını okurken, ilk başlarda Aliye mana arayışı olarak başlayan olayların daha zoraki dönemlerde 'K' remziyle anılan Büyükbabasının dostu, talebesi Doktor Kerim'e aşık olması ile devam ediyor. Ne kadar yazar bu aşkı doktor Kerim'de zuhur eden ilahi bir aşk olarak anlatmaya çabalasa da ileriki sayfalarda, "Aliye şimdi, Kerim Bey'in tek kolunun içine büzülmüş, vücûdunun yarısı bu vücuttan, bu sevdiği, hayır taptığı vücuttan doğrudan doğruya sıcaklık alıyordu." sözleri ile Doktora olan aşkın tapma seviyesinde olmasını okumamla kitabın bütün ihtişamı kaçtı, ve daha nice bunun gibi sıkıntı cümleler buldum uzamasın diye yazmıyorum. Kitabın diğer sevmediğim tarafı ilerleyen sayfalarda entrika filmlerine döndü....
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2023 3. kitabı
Fazlasıyla ağır ve ağdalı bir dili olan kitabı nereye oturtmam gerektiğini bilemedim… Bahsettiği tek husus olan aşkı tarif edişi tasavvufi gözüksede bu konuyla ilgilenen birisi olarak bağdaştıramadığım çokça şey oldu. Olay örgüsü neredeyse hiç yok uzun mu uzun fikir cümleciklerinden ve tekrarlardan ibaret olan birçok sayfaya sabır göstermeniz gerekebilir. Bu arada gösterimini en başarılı bulduğum karakter Fikriye Hanımdı.
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 1. kitabı
·
381 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2020 13:57
"İşte mutasavvıf, mütefekkir, araştırmacı yazar Sâmiha Ayverdi cemiyete sadece fikrî, sosyal ve kültürel yönden bakmamış, aynasını insan ruhundaki gelişmelere, insanın Allah'la, insanın insanla, insanın toplumla münasebetlerine de tutarak derin tasavvuf kültürü ile yüklü eserler vermiştir."
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
Bir Hakikat Arayışı: Batmayan Gün
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 16:54
İlk baskısı 1939 yılında yayımlanan Batmayan Gün, Sâmiha Ayverdi’nin madde ile mânâ arasındaki mücadeleyi merkeze alan derinlikli romanlarından biridir. Ayverdi bu eserinde, kâinata hâkim olan ilahî kuvveti tanıma arzusunu, insanın iç yolculuğu üzerinden anlatır. Romanın başkahramanı Aliye, “Maddenin üstünde ona hâkim olan bir kuvvet olduğu muhakkak… fakat ben bu kudreti yakından görmek, tanımak isterim.” sözleriyle ifade ettiği hakikatin arayışı içindedir. Bu arayış, onun aslında kendini bulma serüvenidir. Batılılaşma tartışmaları romanda farklı kahramanlar üzerinden dile getirilirken; olaylardan çok ruh hâlleri, iç sorgulamalar ve manevî çatışmalar ön plana çıkar. Aliye’nin büyükbabası İrfan Paşa, tasavvufî derinliği ve sanatkâr kimliğiyle romanın en güçlü figürlerinden biridir. Onun tuttuğu notlar ve manevî mirası, Aliye için huzurun kaynağı olur. Bu yolculuk, Aliye’yi İrfan Paşa’nın çok sevdiği talebesi Prof. Dr. Kerim Bey’e götürür. Kerim Bey, Aliye için maddî değil; hakikate ulaştıran manevî bir rehberdir. Aliye, gerçeğe ulaşmak için mutlaka müşahhas bir makama, bir yol göstericiye ihtiyaç olduğunu idrak eder. Roman, insanın yaratılış gayesini şu cümlede özetler: “Hilkatten maksut insan, insandan maksut da mânâdır. Mânâ ise ancak ruh tasfiyesi ve aşkla elde edilir.” Aliye, bu hakikate ilâhî aşkla ulaşır; aşk onun için hakikate açılan bir köprü olur. Sâmiha Ayverdi, servet, şöhret ve dünya nimetlerinin geçiciliğine karşılık ilâhî aşkın ebedîliğini vurgular. “Gece olduğu zaman güneş kaybolmamış, dünyanın öteki yüzüne geçmiştir.” sözüyle romanına Batmayan Gün adını verir. Bunun yanında mecazî aşkın insanı nasıl esir alıp tükettiğini Doktor Hüsnü karakteri üzerinden gösterirken; madde–mânâ, iman–inkâr ve körü körüne Batılılaşma gibi meseleleri de yumuşak bir
Edebiyat
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
Tek kelimeyle muhteşem...
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 492. kitabı
Aliye öteden beri dünya nimetlerine meyletmemiş, evvel emirde aşkı tek ve asıl menbaından tatmış ezel nasiplisi bir kul olduğundan, bu müddetlere takılmadan sevgilinin attığı tohumları hemen yeşertmek adına canını ser sebil edercesine yola koymuştu. Çünkü onun içinde bulunduğu bahar mevsimi ilk ve son ibareleriyle adlandırılamayacak kadar nihayetsiz ve sınırsızdı, o zaten aşk için doğmuştu. İşte fecre değin gâh dilsiz dudaksız cümlelerle, gâh uzun uzun konuştukları o gece, sevgilinin dile getirdiği bir cümle bu nihayeti olmayacak bahara delil niteliği taşıyordu. “Güzelim, sen bir yudumda kanacak ruhlardan değilsin. Ben Ay isem, sen benim suya yansıyan aksimsin…” Esasen belki yüzyılda bir rastlanacak seviyede olağanüstü bir hal olan bu vasıflandırma, ancak Aliye gibi Rabbani bir tuhfe olarak dünyaya inmiş kabiliyetli ruhların kârıydı. Aliye, o Ardıç Ağacı misali varlık tohumunu can haline getirecek usta elini bulmuş, ruhu bizzat onun varlığı potasında kıvam bulmaya başlamıştı. Şimdi yarım kalan eğitimini tamamlamak ve zahirde onsuz geçen ömrünün her anını telafi etmek için canla başla çalışıyordu. Bir ayağı daima sevgilinin kapısı eşiğinde hem kâinat kitabını hem kendi kitabını onun gözüyle okuyor yazıyor ve bu aşkın meyvelerini âleme ikram etmek gayesi içinde, hocasının derya gibi akan ilminden kanmayan doymayan bir toprak gibi daima yudum yudum içiyor içiyordu. Bu öylesine bir ilimdi ki, yıllar içinde gönlünde onulmaz yaralar açan boşlukları bir bir dolduruyor, kâinata ve hemen her şeye ibret ve hikmet nazarıyla bakmasını sağlıyor ve bu hikmetler onu yaradılış gayesine her an bir adım daha yaklaştırıyordu. Günler ayları kovalıyor, Aliye artık bedenini adeta bir binek misali, hem manevi hem dünyevi cephede bitmek bilmeyen bir enerjiyle durmadan koşturuyordu. İçinde
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Batmayan gün, uzun zamandır okuduğum ve içime işleyen nadir kitaplardan biri olarak kütüphanemde yer edecek. Bu kitap için baska bir isim söz konusu olabilir miydi pek emin değilim. Çünkü batmayan bir gün gibi hayatınızı aydınlık tutacak mihenkleri vurguluyor. Kitap size çok önemli bir şey hatırlatıyor. Kendini bilmek! Biz insanlar gerçekten neden mânâyı arar dururuz dışarda. Neden illa üçüncül şeyler/şahıslar anlam katmalıdır hayata. İşte bu kitap gerçek anlamı bulmayı öğütlüyor. "Meğerse insan kendine en yakın olan şeye, en uzakmış ve en uzak zannettiği şey de en yakınında, canında, mânâsında imiş, mânâsı imiş!" Hayat denen bu geçici süreçte gerçekten öyle anlamsız şeylere tutkun oluyoruz ki o şey hayatımızdan hiç çıkmayacak, o şey bitmeyecek gibi. Yanlış bağlantılar kuruyoruz. Yolumuza çıkacak ilk tümsekte hayat ile bağımızı koparacak kadar çürük bağlantılar. İşte bu noktadan kitap size diyor ki eğer kendini bilirsen, manayı doğru yerde ararsan böyle çürük bağlantılar seni tuketemez. Umarım okuduğunuz da sizin de kendi mânânızı bulabildiğiniz bir kitap olur.
Edebiyat
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
9/10
·304 syf.··
2024 6. kitabı
Öyle bedensel,sıradan bir aşk hikayesi okumak istiyorsanız uzak durun çünkü bu roman hakiki aşkın romanı. Aliye’nin Doktor Kerim Bey ile tanışıp tevhidini tamamlamasının romanı. Siz aşkı bedenin ulaşmak istediği,fiziken hep beraber olmak istediğiniz gözlerine bakmak istediğiniz bir insana olan aşk olarak mı biliyorsunuz fakat bu kıymetsiz bir geçici hal. Aşk ömrünün sonuna dek kendini tamamladığın bitmeyen bir hal evresi. Sıradan insana duyulmaz. Aşk kendini tamamlayacak ve ömrünü bu hale adayacak daimi ve kıymetli lezzet. Bu kitabı okurken Batının madde ve ten zevkini anlatan kitaplarla mukayeseli okuyup bizim kültürümüzün dünyayı nasıl anlamlandırdığına bakın. Ve bu kitabı ruh,tekamül,tevhit ne demek bilmeyen okumasın.
1000k
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
Puan vermedi·315 syf.··
2021 45. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 11:35
Sâmiha Ayverdi ile @kitaplaratutkunmuallime sayesinde tanıştım. 1905’de İstanbul’da doğan yazar, aldığı eğitimler ve yetiştiği ortam ile kendini çok iyi geliştirmiş ve yaşamı boyunca takdiri üzerinde toplamış. Kendisiyle ilgili şöyle bir açıklaması mevcut: “Vatan ve imanı, kılıcın iki yüzü gibi birleştirmiş bir âilenin evlâdı olmakla beraber, dünya görüşü ve insanlık anlayışı yolunda atmaya çalıştığım her adımı, hocam Kenan Rif’âî’ye borçluyumdur.” Okuduğum ilk kitabı ve beni öylesine içine çekti ki kalemi. Kitaplarında genellikle mekân olarak İstanbul ve çevresini aldığı, aile ortamı, tefekkür, fikri ve tarihi konulara yer verdiği bahsediliyor. “Batmayan Gün” kitabında da baş karakter Aliye’nin arayışına şahit oluyoruz. Eski Türkçe’nin lezzeti, insanı tefekküre sürükleyen sözler, olay örgüsü hepsi muazzam kurgulanmış. Ben büyük bir ilgiyle okudum. Merak eden herkese tavsiye ediyorum. Sevgiyle. “Her uğradığın musibet, kendi fiili ve kavli hareketlerinin eserleridir. Birinden tokat yerken, kendinin de kime tokat vurduğunu veya vurmak niyetinde olduğunu veyâhut başka bir sûretle etrafını rencide ettiğini düşün! Düşün. Zira en geniş hazine insanın kendi varlığıdır. Bu, öyle bir sonsuzluktur ki, şu koskoca dünya onun köşesinde toz zerresi gibi kalır.” (s.18) “Tefekkür aşksız olmaz; aşkı olan da hâkikatten uzak kalmaz. İnsan aşkla öyle bir hâle gelir ki, çok defa kendi söyler, kendinden kendi öğrenir.” (s.24)
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma
10/10
·304 syf.··
2022 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2022 16:06
•Batmayan Gün romanında, “Maddenin üstünde ona hâkim olan bir kuvvet olduğu muhakkak… fakat ben bu kudreti yakından görmek, tanımak isterim” diyen Aliye’nin “kendini bulmak” yolundaki macerası dile getirilir. Aliyenin bu arayışı, onu büyük babası İrfan Paşa’dan kalan defterlere bağlayacak, bu bağ, İrfan Paşa’nın çok sevdiği talebesi Prof. Dr. Kerim Bey’den düğümlenecek ve onu ilâhî aşka ulaştıracaktır. •Batmayan Gün’ün İrfan Paşa’sı Hocası Ken’an Rifâî’nin yetişkinlik, Kerim Bey ise gençlik yıllarından birçok çizgiler taşır. Üstâdının tasavvufî görüşlerini yer yer ya İrfan Paşa’nın defterinden veya Kerim Bey ile Aliye’nin ağzından okuyuculara aktarır.
Batmayan GünSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005389 okunma

Yazar Hakkında

Sâmiha AyverdiYazar · 63 kitap
Sâmiha Ayverdi (d. 25 Kasım 1905, İstanbul - ö. 22 Mart 1993, İstanbul), Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazar. Roman, hikâye, hatırat, makale ve inceleme türünde yapıtlar verdi. Rifailik tarikatına bağlı idi. Piyade Kaymakamı (Yarbay) İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızıdır. Mimar ve tarihçi yazar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kız kardeşidir. Şehzadebaşı semtinde doğan Samiha Ayverdi, Süleymaniye Kız Numune Mektebi'nde eğitim gördü; daha sonra özel derslerle eğitimini sürdürdü. Çok iyi derecede Fransızca öğrenerek tarih, tasavvuf, felsefe alanlarında kendini yetiştirdi. Ayverdi, Kubbealtı Cemiyeti kurucu üyesidir. Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, 1966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin (Türk Kadınları Kültür Derneği) kuruluşuna önayak olmuş, 1970'te ağabeyi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamıştır. 22 Mart 1993 tarihinde ölen Sâmiha Ayverdi'nin mezarı, İstanbul Zeytinburnu'ndaki Merkez Efendi Camii'nin bahçesindedir.. İstanbul'un Fatih ilçesinde Edirnekapı'dan Saraçhane'ye kadar uzanan Fevzipaşa caddesi ve Hırka-i Şerif Camii yakınındaki Koyun Baba Parkı'nda 1976 yılında ağaçlandırma çalışmaları yaptırdı. Eserleri Samiha Ayverdi, 1938'de ilk romanı Aşk Budur'u (Aşk Bu imiş) yayınladı. 1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi. Yapıtlarında, tarihi yoğun biçimde kullanmıştır. İnceleme yazıları ve romanları İstanbul üzerinedir. Tasavvuf düşüncesi ve tarih özellikle romanlarında canlanmış, Kenan Rifai'yi eserleri yoluyla okuyuculara tanıtmaya çalışmıştır. "Batmayan Gün" ve "İnsan ve Şeytan" adlı romanları geçmişi arayışının ürünleridir. Geçmişe duyduğu özlemi en iyi yansıtan romanı 100 Temel Eser listesi'nde de yer alan İbrâhim Efendi Konağı'dır. Kubbealtı Neşriyat tarafından Samiha Ayverdi Külliyatı adıyla çıkan kitapların sayısı 47 adettir. Ödülleri 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı; 1984’te Millî Kültür Vakfı tarafından verilen Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı; 1985'te Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri nedeniyle Boğaziçi Yayınları tarafından Boğaziçi Başarı Ödülü almıştır . 26 Nisan 1986’da, Türk Edebiyat Vakfı tarafından kendisine "Millî Sanata Hizmetleri"nden ötürü bir plaket sunulmuştur. 1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri nedeniyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir. 1990'da Başbakanlık aile araştırma kurumu kendisine bir şükran plaketi sunmuştur. 1992 yılında Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nce (İLESAM) verilen Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır. İstanbul, Fatih'te Vatan Caddesi üzerinde bulunan Vatan Anadolu Lisesi'nin ismi 2005 yılında değiştirilerek, Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi yapılmıştır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâmiha_Ayverdi