Mesihpaşa İmamı

Sâmiha Ayverdi
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 17 dk.
Sayfa Sayısı:
257
Basım Tarihi:
2005
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
ISBN:
9789757663591
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Aynamız Dünyamız
Puan vermedi·240 syf.·
2021 29. kitabı
“Tâne her ne şeye gebe ise ondan başka şey doğmuyordu.” Sorunlar hayatın daimi parçası. Eli ve koluyla sarıldığı hayat ipinde biri çözülse hemen peşinden hali hazırda orada yer alan fakat sırası gelmediği için görünmeyen bir başka düğümle karşılaşır durur insanoğlu. Sorunu iri de olsa, minik de olsa vardır; kısa da sürse, ömrüne de yayılsa vardır. Şu da vakidir ki ip üzerindeki düğümler misali sorunlar bir olabileceği gibi bin de olabilir; çözüleni olabileceği gibi gemici düğümü misali çözülmesi devasa çaba gerektireni de mevcuttur, kör düğüm gibi asla ve kat’â çözülemeyecek olanı da vardır. İnsanoğlunun amacı tüm sorunları çözmek olursa hayat ipini tutuyor görünse dahi bir vakit sonra ellerinden kan boşalacak ve belki de ip elinden kayıp gidecektir. Hâlbuki kimi düğümlerle yaşayabilirse bu, onun, ipi tutmasını kolaylaştıracak ve hayatını yaşanabilir kılacaktır. Zira her düğüm çözülmek için atılmamıştır ipe, bilakis kimi düğümler mukavemet için oradadır. Sâmiha Ayverdi Hanımefendi sorunların bin olduğu bir çağda dünyaya teşrif ediyor. Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşı, Dünya Savaşları’nın vuku bulduğu, dünyanın üçte birine hâkim olan koca imparatorluğun adım adım çöküşünün yaşandığı ve hilafetin ilgâ edilip cumhuriyetin kurulduğu devir bu. Madden yaşanan tükenmişliğin iliklere kadar hissedildiği işbu devirde zamanla mâneviyat da nasibini alacak; işin maddi kısmı öyle veya böyle zamanla düzelirken çekilen ruhî buhran şu zamana kadar sürecek. Çok insan bu sorunları çözmek adına fikir çilesi çekmiş, bedenini çürütmüş, mürekkep bitirmiş. Bazısı tüm bunlara rağmen saman alevi gibi yanıp sönmüş, bazısıysa ilelebet yurdun üstünde inleyecek olan nefesten pay almışçasına kalıcı olmuş. Sâmiha Hanımefendi işin daha çok mânevi kısmında o zamandan bu zamana kuvvetli sesini,
1000Kitap
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
Aşktan Tahkik-i İmana Giden Bir Yol…
8/10
·257 syf.··
2025 194. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 00:27
࿇ “𝖠ş𝗄 𝖻𝗂𝗋 ç𝖾ş𝗂𝗍 𝗍𝖾𝗋𝖻𝗂𝗒𝖾, öğ𝗋𝖾𝗍𝗆𝖾𝗇: 𝗁𝖾𝗆 𝗒𝗈𝗅 𝗀ö𝗌𝗍𝖾𝗋𝖾𝗇, 𝗁𝖾𝗆 𝗒𝗈𝗅𝖺 𝗌𝗈𝗄𝖺𝗇.” ࿇ Cahit Zarifoğlu Vakit o vakittir ki; aşk bir kalbin eşiğine dâhi yaklaştığında, o kapının önü de sonu da tüm masivadan ve kötü hasletlerden arınmalıdır. Bir kapıdan aşk girdiğinde tüm şeytani istekler pencereden çıkar gider. İşte bu cümle sırrınca, Mesih Paşa İmamı da faydasız ilminden, katılığından ve türlü çiyliklerinden, sarı örgülü bir Balkan göçmen kızının efsunuyla kurtulmaya başlıyor. Kitabın ana temasını her ne kadar beşeri bir aşkmış gibi yazdımsa da, Sâmiha Ayverdi, bu hikayenin içine, aile mefhumu, Balkan Savaşı, İstanbul ve en önemlisi de tasavvuf konularını da ustaca serperek okuyucuya sunuyor. Kuru bir tarihi aşk romanı okuyacağınızı sanarsanız, yanılırsınız. Hayatının kırk yılını, gövdesiz kalmış bir başı, avâre gezdiren bir imamın, eşi Gülsüm’le, çocuklarıyla, akrabalarıyla ve en çok da kendisiyle imtihanı gönül gözümüze serilirken, ana hat hep “İmam Hâlis Efendinin ezberden bildiği ve olgunlaşmamış imânı”dır. Hâlis Efendi çocukluğundan gençliğine kadar aldığı dini eğitimlerle, kör bir taassubun esiri olmuş, imânı aklın süzgecinden geçirip kalbe indirememiş bir imamdır. İş bu sebepten, insanlara ve dâhi hayvanlara karşı sert ve bilhassa eşine ve çocuklarına vefasızdır. Ta ki düşmanı Tahir’in insanı kâmil oluşuna ve Balkan Harbiyle İstanbul’a, kendi camisine sığınan, muhacir kızı Hediye’yeye vurulana kadar. Sâmiha Ayverdi tüm bunları anlatırken öyle ağdalı ve güzel bir dil kullanıyor ki cümlelerin tadı damakta kalıyor. O dönemki İstanbul’un halini anlatan şu cümle burdaki kâstımı bir nebze daha iyi anlamamızı sağlar: “İ𝗌𝗍𝖺𝗇𝖻𝗎𝗅, 𝖻𝖾𝗅 𝗄𝖾𝗆𝗂ğ𝗂𝗇𝖾 𝗂𝗅𝗅𝖾𝗍 𝗀𝖾𝗅𝗆𝗂ş 𝖻𝗂𝗋 𝗁𝖺𝗌𝗍𝖺 𝗀𝗂𝖻𝗂, 𝗌𝖺𝖽𝖾 𝗒𝖺𝗍𝗍ığı 𝗒𝖾𝗋𝖽𝖾𝗇 𝖻𝖺şı𝗇ı 𝖽𝗈ğ𝗋𝗎𝗅𝗍𝖺𝖻𝗂𝗅𝖽𝗂ğ𝗂 𝗄𝖺𝖽𝖺𝗋 𝖾𝗍𝗋𝖺𝖿ı𝗇ı 𝗀ö𝗓𝖾𝗍𝗅𝖾𝗒𝖾𝖻𝗂𝗅𝗂𝗒𝗈𝗋 𝗏𝖾 ç𝖺𝗋ç𝖺𝖻𝗎𝗄 𝗒𝗈𝗋𝗎𝗅𝖺𝗋𝖺𝗄 𝗍𝖾𝗄𝗋𝖺𝗋 𝗁𝖺𝗌𝗍𝖺 𝗄𝖺𝖿𝖺𝗌ı𝗇ı 𝗒𝖺𝗌𝗍ığ𝖺
Alıntı
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
Mesihpaşa İmamı Üzerine Birkaç Not
6/10
·257 syf.··
2025 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:00
I Mesihpaşa İmamı Halis Efendi, kadı olmak gayesiyle iyi derece medrese eğitimi almış, fakat babasının ölümü üzerine genç yaşta meslek verâseti yoluyla onun yerine imamlığa geçmiş dürüst ve namuslu; mizaç bakımından ise haşin, huysuz ve sert bir karekterdir. Bu yönüyle de inancı ve mizacı arasında bir çatışma yaşar. II Mesihpaşa İmamı'nın yaşadığı bu ikililik, romanın en özgün, en dikkate değer yönünü teşkil eder. Roman türünün trajediden beslendiğini göz önünde bulundurursak bu hakikatiten irdelenmeye değer bir konudur. Ancak yazar bunu klasik softa-sûfî karşıtlığı üzerinden ele alarak bu ilginç psikoloji üzerinde derinleşmekten uzaklaşır. Çünkü yazarın bir tek amacı vardır: Bir softa olarak çizdiği Halis Efendi'ye bir aşk deneyimi yaşatarak ona kendi tasavvuf tezini doğrulatmak. III Romanın ikinci kısmında Balkan Savaşları, bu savaşlarda perişan olan ve İstanbul'a göç eden muhacirlerin yaşadıkları sefalet fon olarak kullanılır. Yazarın, bu meseleye teması romana ayrıca değer katmakla birlikte yazarın vermek istediği tez, bu konuda da aceleci davranmasına neden olur. IV Daha önce okuduğum, yazarın ilk romanlarından olan Batmayan Gün ile kıyaslandığında yazarın dilinin, anlatımının ve kurgusunun daha sağlam bir zemine oturduğu rahatlıkla söylenebilir. V Romanın "tezli" olması bir eleştiri konusu değildir. Kaldı ki hemen her roman bir teze, bir dünya görüşüne veya verilmek istenen bir iletiye dayanır. Önemli olan yazarın bunu boşlukları olmayan, çok sağlam bir kurguyla ortaya koyması ve ayakları yere sağlam basan karakterler oluşturmasıdır. VI Sâmiha Ayverdi iyi bir romancı mıdır? Bu konu tartışılabilir. Ama ele aldığı konularla, bu konulara ve hayata bakış tarzıyla mühim bir boşluğu doldurduğu, okuyanda güzel bir tat bıraktığı ve yeni tefekkür kapıları
Edebiyat
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
Mesihpaşa İmamı
10/10
·257 syf.··
2022 1. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 18:27
. Aşk, yerleştiği kalbe istikamet verir. Bu istikamet sadece arzu ve istekle sınırlı kalırsa aşkı da  arzu ve istekle sınırlandırmış olur. Arzu ve istek, aşkın bir cüz-ü, aşkın feragat edilmesi gereken bir parçası olmalı belki. . Halis Efendi mânâdan yoksun bir ilimle iman eder. Mânâdan yoksun ilim kalbi katılaştırır. 40 yaşında daha önce tatmadığı aşk duygusunu tadan Halis Efendi'ye aşkın lezzeti bir istikamet gösterir. Merhamet! . Gülsüm Hanım... "...ben kendimi bildim bileli Allah'ımdan hiçbir şeyi istemedim. Ne verdiyse râzı oldum, ne aldıysa hoş gördüm. Yalnız bir kere dedim ki: Yâ Rabbî..." Burada kitabın kapağını kapattım. Aşkın Gülsüm Hanım'daki rıza ve teslimiyeti kitaba bir süre ara verme ihtiyacı hissettirdi. . Samiha Ayverdi kitapta aşkın beş karakter üzerindeki farklı yansımalarını göstermeye çalışmış sanki. Aşk; Halis Efendi'de arzu ve istek, Gülsüm Hanım'da  rızâ ve teslimiyet, Hediye'de muhtaçlık, Abdullah'da bağışlama Tahir'de ise yepyeni bir hayata doğuş olarak tesir etmiş. . "Vuslat-ı havz-ı safâ-i kalbe istersen delil Râh-ı Mevlâ'da sirişkin kıl misal-i selsebil" 《Kalp safâsı havuzuna rehber istersen Mevlâ yolunda göz yaşını selsebil gibi akıt.》 . Kitap, Balkan Harbi sırasında ve öncesinde Mesihpaşa Camii'nin imamlığını yapan Halis Efendi'nin karakteri, aile hayatı ve yaşadığı mahalleyi anlatıyor. Samiha Ayverdi kitapta kalıplaşmış zihniyetlerin katı bir ilimle değil, doğru istikametteki bir aşk ile değişebileceğini gösteriyor. Rahmet olsun...
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
Puan vermedi·257 syf.··
2021 38. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2021 22:59
Samiha Ayverdi’nin kalemiyle ilk defa bu eserle tanıştım. Eser isminden de anlaşılacağı üzere Mesihpaşa camiinin imamının hayatını sunar bize. Bu imam efendi müslümanlığı namaz kılıp oruç tutmaktan ibaret sanıp aslında ahlaktan yoksun birisidir. İkinci kısımda bu durum değişir ama. Olaylar bu kişinin üzerinden gelişirken tarihi olaylara da şahit oluruz. Mesela Balkan savaşı sırasında Mesihpaşa’ya gelen muhacirler bu camiye sığınır. İnsanların hangi şartlar altında yaşamlarını sürdürdüğüne ve biraz da İstanbul’un durumuna göz atmış oluruz aynı zamanda. Okurken olay örgüsü beni bazı şeyleri kavramamda baya bir zorladı diyebilirim. Aklımda bazı sorular da oluştu. Sanırım Samiha Ayverdi hanımefendi ile başka bir eseriyle tanışsaydık daha iyi olacaktı diye düşünüyorum.
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
10/10
·257 syf.··
2021 22. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2021 22:20
Samiha Hanım, romanını çok kıymet verdiğimiz bir duygunun üzerine yani aşkın üzerine yazmış. Bir insanın aşk ile hayatının nasıl değişeceğini güzel belagati ile anlatırken, olayları sinematografik olarak gözler önüne sermiş... Özellikle kurduğu cümleler ve betimlemeler yine beni benden aldı ve birçok yeni kelimeler öğrenmeme vesile oldu. Kitabın konusuna gelecek olursam: Halis Efendi, imam olmasına rağmen kötü huylara sahip bir adamdır. Ne ailesi ile geçim edebilir ne de çevresindeki insanlarla. Sürekli münakaşa halinde olup evlatlarına ve dahi karısına üst perdeden konuşarak onları küçümser ve hep eksik görür. Fakat tıp okuyan büyük oğlu Abdullah babasının bu tavrından oldukça rahatsız olarak ona hep karşı çıkar. Asi davranışlarıyla ve inançsız fikirleriyle babasını çileden çıkarır. Halis Efendi, bir gün bu duruma dayanamayıp Abdullah'ı evden kovar ama Abdullah hiçbir yere gitmez ve hayat onu çok başka yerlere sürüklemeye başlar... Halis Efendi için tek dert Abdullah değildir tabii kızının da musikiyle ilgilendiğini öğrenince kendini iyice köşeye sıkışmış gibi hisseder bu duruma asla rıza göstermez. Yalnız hukuk okuyan oğlu Zahit'e yakınlık gösterir ama onunla da ilgili öğrendiği şeylerden sonra hiç yıkılmayacağını zannetiği duvarları bir bir yıkılır... Beni ise kitapta en çok şaşırtan karakterlerden biri Zahit oldu... Tabii hayat sadece hane ve cami arasında geçmez Halis Efendi'nin bir de can düşmanı bellediği biri vardır. O da marangoz Tahir... Tahir öyle bir adamdır ki hem inançsız hem de içkiye müpteladır. Sırf Halis Efendi imam diye ona türlü cefalar çektirmekten geri durmaz ve elinden geldiğince kötülükler yapmaya devam eder... Fakat aradan geçen zaman ve yaşanan birçok olaydan sonra kimse eskisi gibi olamaz. Aşk taşlaşmış ve yaralanmış bu gönülleri
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
İstisnasız Aşk insanı değiştirir dönüştürür!
8/10
·257 syf.··
2024 47. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 11:04
Ülkemizin derin kültürel dokusuna unutulmaz eserler kazandırmış olan Semiha Ayverdi, Türk edebiyatına yön vermiş eşsiz bir isim olarak, Kültür Sanat Büyük Ödülleri 'nde Vefa Ödülü'ne layık görülmüş Sayın Ayverdi. Ne de iyi olmuş dimi? Türk edebiyatına kazandırdığı zengin miras ve tasavvufi derinliğiyle dikkat çeken bir mütefekkir ve yazardır.... Diye tarif edilmiş bir gazete yazısında. Emin olun bütün bu ödülleri ve övgüyü hak eden yazarlarımızdan biridir kendisi. Eserleri, tarih ve tasavvufun eşsiz sentezini sunarak İstanbul'un ruhunu okuyucularına aktarmış, Bu eserlerinden biride Mesih Paşa İmamı kesinlikle. Birçok Cemiyet ve Dernek kuruculuğu/ üyeliği bulunan Ayverdi'nin 966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin kuruluşuna öncülük etmesini öğrenmek bana baya ilginç geldi. Gülümsetti :) Yanlış anlaşılmasın yanı sıra birçok Enstitü de de aktif üyelikleri bulunuyordu. Mesih Paşa İmamı kitabına gelecek olursak... İstisnasız Aşk insanı değiştirir dönüştürür! diyerek aşağıdaki satırları buraya bırakıyorum. Müellif bu durumu Halis Efendi’nin ağzından: “Ne tuhaf, her boyadan boyanmış, her rezaleti işlemiş, her uygunsuzluğa çift olmuş bir adam, sanki bir tılsım ele geçirmekle dünyanın en iyi insanı olmuştu da…” diyerek anlatırken okuyucusunu bu tılsıma doğru çekmeye başlar. Halis Efendi’nin “Kendisi de bugün, eski günlerine bakacak olursa ne kadar hem de ne kadar yabancı ve uzaktı. Tahir’i Tahir yapan muhakkak ki bir aşktı. Kendisini de eski huşunetinden, dar ve kasvetli düşüncelerinden , berrak ve müsamahalı bir hayat görüşüne çıkaran yine aynı sebepti. Tahir aşkı bir surete bağlamıyor, kainatın zerrelerinden her bir zerrede içiyordu. Halbuki kendisi? Tahir, vücudu kanalından ebediyete yol açmış onunla aşinalık kurmuş bir fâni idi.” (Mİ, s.216) diye anlatır. Tahir’in
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
Samiha Ayverdi Hanimefendi''nin kaleminden müthiş bir eser
Puan vermedi·257 syf.··
2023 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2023 13:59
Bazen okuduğum kitapları tam da bu zamanda okumam gerekiyormuş diye düşünürüm. "Mesihpaşa İmamı" da kitaplığımda uzun zamandır okunmayı beklerken, tam okumam gereken zamanda okudum dediğim kitaplardan oldu. Romanda derin medrese tahsili görmüş olan Mesihpaşa İmamı Halis Efendi'nin bu ilmiyle gönlünü besleyememiş olmasının çevresinde gelişen ibretlik olaylar anlatılmaktır. Aşkın çok halinin olduğunu ve herkese farklı tecellilerle yansımasını okudum bu kitapta. Yol bulduran aşklarınız olsun. " Ne tuhaf İnsanoğlu her şeyi bilmeye çalışıyor da ibretten haberi yok."
Edebiyat & Roman
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
Mesihpaşa İmamı
8/10
·257 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 20:44
“Anladım ki dünya bir ayna...biz iyi, biz güzelsek, o da iyi, o da güzel. Biz çirkin, biz kötü isek, o da çirkin, o da suratsız. Sana yemin ederim, bu böyle. Ne tuhaf, insanoğlu her şeyi bilmeye çalışıyor da ibretten haberi yok.” Mesihpaşa İmamı Sâmiha Ayverdi’den okuduğum ilk kitabım ama son olmayacak kesin. Çok severek okudum kitapta kâh Halis Efendi oldum kâh Tahir Efendi onlarla birlikte ben de iç dünyama doğru bir yolculuğa çıktım. Bu kitaptan kendime aldığım en güzel kıssa dünya aynadır içimizin yansıdığı...
Edebiyat
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma
9/10
·257 syf.··
2021 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 14:16
Samiha Ayverdi ' nin romanlarından haberdar olmama rağmen ilk kez bir kitabını baştan sona okudum ve oldukça başarılı bir yazar olduğunu farkettim. Üstad Necip Fazıl' ın ifadesi ile " kaba softa, ham yobaz " olarak aşktan bî-haber yaşayan Mesihpaşa İmamı Halis Efendi' nin, aşk ile değişim yaşayan Tâhir ' in de dostluğu ile hayatındaki değişim anlatılıyor. Halis Efendi hayatının 2 döneminde de güzel meziyetlere sahip ancak 2. dönemde aşk ile ulaştığı merhamet, insaf ve samimiyet ona aşkını da kazandırıyor. Romanın sonunda ateist oğlunun iman etmesi de güzeldi. Beğendim
Mesihpaşa İmamıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2005441 okunma

Yazar Hakkında

Sâmiha AyverdiYazar · 63 kitap
Sâmiha Ayverdi (d. 25 Kasım 1905, İstanbul - ö. 22 Mart 1993, İstanbul), Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazar. Roman, hikâye, hatırat, makale ve inceleme türünde yapıtlar verdi. Rifailik tarikatına bağlı idi. Piyade Kaymakamı (Yarbay) İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızıdır. Mimar ve tarihçi yazar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kız kardeşidir. Şehzadebaşı semtinde doğan Samiha Ayverdi, Süleymaniye Kız Numune Mektebi'nde eğitim gördü; daha sonra özel derslerle eğitimini sürdürdü. Çok iyi derecede Fransızca öğrenerek tarih, tasavvuf, felsefe alanlarında kendini yetiştirdi. Ayverdi, Kubbealtı Cemiyeti kurucu üyesidir. Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, 1966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin (Türk Kadınları Kültür Derneği) kuruluşuna önayak olmuş, 1970'te ağabeyi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamıştır. 22 Mart 1993 tarihinde ölen Sâmiha Ayverdi'nin mezarı, İstanbul Zeytinburnu'ndaki Merkez Efendi Camii'nin bahçesindedir.. İstanbul'un Fatih ilçesinde Edirnekapı'dan Saraçhane'ye kadar uzanan Fevzipaşa caddesi ve Hırka-i Şerif Camii yakınındaki Koyun Baba Parkı'nda 1976 yılında ağaçlandırma çalışmaları yaptırdı. Eserleri Samiha Ayverdi, 1938'de ilk romanı Aşk Budur'u (Aşk Bu imiş) yayınladı. 1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi. Yapıtlarında, tarihi yoğun biçimde kullanmıştır. İnceleme yazıları ve romanları İstanbul üzerinedir. Tasavvuf düşüncesi ve tarih özellikle romanlarında canlanmış, Kenan Rifai'yi eserleri yoluyla okuyuculara tanıtmaya çalışmıştır. "Batmayan Gün" ve "İnsan ve Şeytan" adlı romanları geçmişi arayışının ürünleridir. Geçmişe duyduğu özlemi en iyi yansıtan romanı 100 Temel Eser listesi'nde de yer alan İbrâhim Efendi Konağı'dır. Kubbealtı Neşriyat tarafından Samiha Ayverdi Külliyatı adıyla çıkan kitapların sayısı 47 adettir. Ödülleri 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı; 1984’te Millî Kültür Vakfı tarafından verilen Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı; 1985'te Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri nedeniyle Boğaziçi Yayınları tarafından Boğaziçi Başarı Ödülü almıştır . 26 Nisan 1986’da, Türk Edebiyat Vakfı tarafından kendisine "Millî Sanata Hizmetleri"nden ötürü bir plaket sunulmuştur. 1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri nedeniyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir. 1990'da Başbakanlık aile araştırma kurumu kendisine bir şükran plaketi sunmuştur. 1992 yılında Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nce (İLESAM) verilen Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır. İstanbul, Fatih'te Vatan Caddesi üzerinde bulunan Vatan Anadolu Lisesi'nin ismi 2005 yılında değiştirilerek, Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi yapılmıştır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâmiha_Ayverdi