Adı:
Yaşayan Ölü
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-7663-16-4
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
"Ağacın kıvam bulması meyveyi haber vericidir; ruhun kıvam bulması da hakikati haber vericidir. Şu halde, ruhu hakikatle kıvam bulmuş kimselerdir ki devran onlara ölümsüz bir hayat bahşediyor.
Yaşayan, devam eden onlar.. Ölseler de ölmeyen gene onlar!"
Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez deriz hep. Bu sözü pek çok kez duymuş, çoğu zaman da kulak ardı etmişizdir belki. Halbuki klasikleşmesinin yanında her yönden bir o kadar da doğru bir ifadedir. Kültür temelli bakılırsa geçmişte yaşamış münevverlerin, fikir işçilerinin, mütefekkirlerin zihin dünyasına misafir olmadan, eserlerini okumadan, idrak etmeden kültürel anlamda mesafe katedemeyeceğimiz büyük bir gerçek. İster katılalım ister kabul etmeyelim, bu fikirlerin her biri bize yön verecek birer pusuladır.

Sâmiha Ayverdi de Osmanlı'nın son dönemlerinde yaşamış, derin bir kültür birikimine sahip, şeceresini soranlara "Bir ceddim yeniçeri, bir ceddim Macar ellerinde yatan Gül Baba'dır" diyen kıymetli bir mütefekkirdir. Ayverdi'nin kitaplarındaki derinliği analiz edebilmek için onun yaşam dünyasına muhakkak göz atmak gerekir. Zîra yaşadığı ev dönemin seçkin aydın ve sanatkârlarının uğrak yeri olmuştur. Yazar da bu ilmi sohbetlerden fazlasıyla ilham almış, pek çok soruna değinerek ardında kıymetli eserler bırakmıştır. Yaşayan Ölü de bu eserlerden sadece biridir.

İbrahim Efendi Konağı, İnsan ve Şeytan eserleriyle tanımıştım Ayverdi'yi. İlk okuma tecrübemde ilmi mânâda bir nebze de olsa susuzluğumun gideceğini düşünürken yazarın fikirlerine ne denli susamış olduğum gerçeğiyle yüzleştim. Her kitabında ayrı bir derinlik, apayrı bir fikir ordusu karşılıyor insanı. Yaşayan Ölü de bu yönden beni yanıltmadı. Leyla ve Seniye isimli iki dostun mektuplaşmalarını içeren roman, tasavvufi temelde nefis denen olgunun insanlara neler yaptırdığını/yaptırabileceğini gözler önüne seriyor.

Her birimiz dünyada bulunduğumuz süre boyunca nefsimizle mücadele halindeyken kâh tökezleyip mücadeleyi kaybediyoruz, kâh dik bir duruş sergileyerek kâmil insan olma yolunda mertebe katediyoruz. Romanda yer alan karakterler de içine düştükleri mücadele alanında doğru ya da yanlış birtakım duruşlar sergiliyorlar. Bir okuyucu olarak bu duruşlara seyircilik ederken bir anlamda kendi nefsimizi de sorgulamış oluyoruz. Bu sorgulamalar nefis mücadelesinde her daim tek bir çıkar yol olduğunu gösteriyor: Nefis mücadelesini yenmek için sahip olunması gereken en önemli unsur, güçlü bir iman.

Kitapta yaşamın bir kesitini okurken kullanılan dil ve üslup, her defasında olduğu gibi tüm duruluğuyla kendine hayran bırakıyor. Her ne kadar osmanlıca kelimeler ağırlıklı olsa da, bu noktada sıkıntı yaşayacak olanlar için dipnotlarda kelimelerin anlamları mevcut. Kaliteli fikirlerin dupduru bir dille birleşmesiyle ortaya çıkan enfes cümleler insanı iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Altı çizilesi, zihnin en kıymetli köşesinde yer edinen, harika ifadeler...

Hacim bakımından az, mânâ bakımından oldukça zengin bir eser olduğunu söylemek doğru bir ifade olur kanaatindeyim. Henüz Sâmiha Ayverdi'yle tanışmadıysanız bu eser sizin için isabetli bir seçim olacaktır. Keyifli okumalar.
Leyla'nın Seniye ile mektuplaşmalarıyla başlayan eser, Leyla'nın ağzından aktarılan hikayeyle devam ediyor. Çıkar peşinde koşan insanların içinde sıkılmış olan Leyla, kendi iç alemine doğru Ayşe ve Gerçek Çelebi adlı geleneksel sanatlarla uğraşan iki insanın kılavuzluğunda yola çıkıyor.

Sâmiha Ayverdi, gerçek aşkın, karşılıksız sevginin ne olduğunu oldukça derin bir anlatımla dile getirmeye çalışmış. Osmanlıca sözcüklere aşina olmayan okurun anlamakta zorlanacağı bir kitap. Bilinmeyen sözcükler dipnotlar eşliğinde açıklanmış ama takdir edersiniz ki sürekli dipnot okumak o eserden alınacak hazzı oldukça düşürür. Dolayısıyla eski sözcüklerle haşır neşirseniz okumaktan çekinmeyin derim.

Bilindiği üzere Ayverdi, Kenan Rufai'nin öğrencilerinden biridir. Kendisinin tasavvufi bir coşkunlukla gerçek olanı anlatmaya çalıştığı bu eser, yürek ehilleri için oldukça ferahlatıcı... Ancak günümüzün çıkar dünyasında "önce cana sonra canan" anlayışının hakim olduğu insanların bu kitabı anlayabileceklerine inancım düşük. Onlar kahramanlarımızın yaşadıklarını "aptallık" olarak bile görebilirler...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (16.103 Oy)20.039 beğeni46.052 okunma3.655 alıntı194.075 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.314 Oy)9.299 beğeni27.858 okunma2.972 alıntı122.477 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.994 Oy)9.257 beğeni30.485 okunma932 alıntı147.450 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.813 Oy)9.767 beğeni27.539 okunma2.025 alıntı126.987 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.278 Oy)5.722 beğeni18.432 okunma1.186 alıntı64.415 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.212 Oy)14.037 beğeni36.509 okunma3.837 alıntı154.672 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.989 Oy)9.521 beğeni26.891 okunma1.841 alıntı137.181 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.508 Oy)4.427 beğeni16.850 okunma1.631 alıntı82.024 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (5.084 Oy)5.745 beğeni19.232 okunma985 alıntı95.971 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.341 Oy)6.705 beğeni17.863 okunma3.035 alıntı90.896 gösterim
Ruhun hakikat bulması için yol gösterici bir kitap, ayrı ayrı anlatmaya gerek duymuyorum ancak yolu aşktan geçenlerin yada rotasını aşka çevirenlerin mutlaka okuması gerek.
Seni kimsenin sevemeyeceği gibi seviyorum, hattâ seni sevmekten ve sevilmekten de tenzih ediyorum.
Samiha Ayverdi
Sayfa 217 - Kubbealtı Neşriyât
(...) İnsanları kendi için değil, kendileri için hazırlayan bîtaraf dost! Sana hâyranım... ben o dediğin sonsuzluklara uçup gitsem bile, rehberim gene sen olacaksın; gene seninle uçacağım.
Samiha Ayverdi
Sayfa 89 - Kubbealtı Neşriyât
"Kızım, her ceviz yuvarlaktır; fakat her yuvarlak, ceviz değildir. Herkes insandır, fakat her gördüğün insan, insan değildir."
Samiha Ayverdi
Sayfa 43 - Kubbealtı Neşriyât, 8.baskı
"Gözden öpmek ayrılığa sebepmiş, ama, ben nasılsa senden ayrıyım. Şu halde güzel gözlerini öperim sevgili Seniye..."
Samiha Ayverdi
Sayfa 43 - Kubbealtı Neşriyât, 8.baskı
" Yâ Rab, seni hiç bilmeye kādir mi olur ben
Bilse bilir ancak seni sen, bensiz olan ben "
Samiha Ayverdi
Sayfa 57 - Kubbealtı Neşriyât

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşayan Ölü
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
222
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-7663-16-4
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
"Ağacın kıvam bulması meyveyi haber vericidir; ruhun kıvam bulması da hakikati haber vericidir. Şu halde, ruhu hakikatle kıvam bulmuş kimselerdir ki devran onlara ölümsüz bir hayat bahşediyor.
Yaşayan, devam eden onlar.. Ölseler de ölmeyen gene onlar!"

Kitabı okuyanlar 42 okur

  • Bey Böyrek
  • Raskolnikov
  • Nur
  • Nefti
  • Zuhal Akağız
  • Milena.
  • Ahu Sena
  • Rabia Tosun
  • Bayındır Han
  • Seyid Ahmet GÜLTEKİN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%15.4
18-24 Yaş
%23.1
25-34 Yaş
%38.5
35-44 Yaş
%7.7
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%7.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.4
Erkek
%29.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (6)
9
%28.6 (4)
8
%21.4 (3)
7
%7.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0