İlk okuduğum kitaplardandır. Beni ilk düşünceye sevk eden kitaptır. Yürekten olmayan hiç bir şeyin başarılı olması mümkün değildir. İslam Devleti önce yüreklerde kuruldu.
Yürek Devleti'inde bir müslümanın toplumca bir devlet kurmak yerine öncelikle yüreğinde (kalbinde) imandan, Kur'andan bir devlet kurması gerektiğine dikkat çeker. Kuran'dan bolca yararlanılarak yazılan bu eseri okurken kalbinizi bir nevi ele geçiren duygu ve davranışları görecek; Allah'ın kelamı ile desteklenir bir şekilde açıklığa yani nura ve imana nasıl erişeceğinizi anlayacaksınız...
Sevgiyi ne kadarda yanlış anlamışız. Bir kez daha insani iliklerine kadar silkeleyen bir kitap okudum.Yazar nasılda güzel diyor önce Allah'ı sevin öncelik edinin.Iyi ki okumuşum.
"Esaret içimizde..
Bizi önce yüreğimizde tutsak ettiler. işgal altında ki bir yürekle, işgal altında ki bir kafayla, hangi toprak parçasını kurtarmaya gideceksin."
........
Bir sefer değil bir çok sefer okunması gereken, düşünülmesi gereken satırlar ve anlaşılması lazım gelen vurgular ile dolu.. dopdolu bir eser.. Yürekten yazıldığı kalemin ucuna düşen kelimelerin etkisinden belli..
Tek kelimeyle Muhteşemdi. Okumadıysanız kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
"İnsanın insana sunabileceği en ölümsüz hediyedir sevgi. Bir asrı, asrı saadet eden işte budur. Onlar aşkı öyle yüksek dozda yaşadılar ki, sonraki nesiller onların bu sevgi stoğunu yüzyıllardır harcaya harcaya bitiremedi. Buyurun, kuşağımızla biz bu sevgiyi tüketen değil, üreten olalım. Öyle üretelim ki, sonraki kuşaklara bile yetsin bu sevgi."
Anlatımıyla yalın ama bir o kadar da dolu ve çarpıcı bir kitap. Öncelikle şunu belirteyim ki Mustafa islamoğlu itikadi konularda ciddi boyutta hatta küfre kadar giden fikriyata sahip. Ve eserlerine de doğal olarak yansımış durumda. Fakat sapkınlığa varan bu düşünceleri sonradan ortaya çıkmış bu sebeple de ilk basımı 1990 olan ve islamoğlunun ilk deneme kitabı olan bu kitap bu tür sıkıntılı düşünceleri barındırmamaktadır.( şahsi görüşüm) Doğru ve yeterli bir ilmi düzeye sahip olmayan kişilerin genel olarak eserlerini okumasını tavsiye etmem.
Maalesef kendini fazlaca tekrarlayan bir kitap. Söylediği hiç mi güzel şey yok elbette var. Fakat slogan cümlelerden öteye gidemeyen bir düzende ilerliyor. Nedense bana dokunmadı bilakis sıkılarak bitirdiğim bir kitap oldu.
Mustafa İslamoğlu, bu kitabı için şöyle diyor:
-Her kitabın, yazarının hayatında bir yeri vardır. Fakat Yürek Devleti"nin benim hayatımdaki yeri, "kitaplığımın içi" değil "yüreğimin ortası"dır.
Evet, bu kitabında en temel iman meselelerini anlatıyor İslamoğlu. İç zenginliğin elde edilmesi için bireysel gelişimin şart olduğunu belirterek takva, irfan, ihsan gibi kavramları anlayıp içselleştirmeyi ve böylece yürek devletini kuran bireylerle sağlıklı bir topluma ulaşma hedefini gösteriyor.
Yazarın gerek İslami bilgisi gerekse anlatımındaki şeffaflık ve örnek gösterme-kanıt sunmadaki başarısı ile kitap rahat okunur ve kolay anlaşılır bir şekilde ilerliyor.
İslamın modern yorumunu sunan ve bu dinin doğru anlaşılmasını sağlayan ilim adamlarından biri olarak gördüğüm Mustafa İslamoğlu'nun bu eserini okumanızı tavsiye ederim.
İslam Devleti sevgiyle kuruldu.Çünkü, Medine'deki peygamber bütün insanlığa gönderildi.Bu sayede sevgi, saygı, hoşgörü bütün İslam topraklarında zuhur etti.
Allah'a olan bağlılık yerine kendi aralarında şeytan partisi kurmayı amaç edinenler eninde sonunda hüsrana uğrayacaklardır.
Allah birdir, değişmez.Yalnızca onun kuralları geçerlidir.
İslami İlimlerin bir bütün olduğu, parçalanması sonucunda dengesiz bir kişilik türünün ortaya çıktığını belirtiyor yazar. Ayrıca iç zenginliğin kazanılmasında yapılacaklar listesi veriyor. Kitap 100 sayfaya tekabül etse de tekrar tekrar okunması gereken ve üzerinde düşünülmesi gereken değerli bir kitap.
Mustafa İslamoğlu, ilk Arapça ve temel dinî eğitimini babası Ahmet İslamoğlu'ndan aldı. Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü'nde başladığı yüksek öğrenimine Kahire'de El-Ezher Üniversitesi İslam hukuku fakültesinde devam etti. Ancak El-Ezher'deki eğitimini tamamlamadan bıraktı.
Yazı hayatına edebiyatla başladı. İlk makaleleri 1980'de Millî Gazete'de, 1982-83 yılları arasında Yeni Devir gazetesinde yayımlandı. Anadolu'da Vakit, Selam, Ribat, Yeni Şafak, Meydan, Özgün Duruş gibi gazete ve dergilerde makaleleleri, Mavera, Aylık Dergi ve Dergâh gibi dergilerde de edebî eserleri yayımlandı.
Mustafa İslamoğlu'nun şiirlerinden oluşan ilk kitabı Heyelan, 1987 yılında Aylık Dergi Yayınları tarafından yayımlandı. 1989 yılında İslâmî hareket önderleriyle yaptığı sohbetleri Öncülerle Konuşmalar başlığı altında kitaplaştırıldı.
Bu dönemde Mısırlı yazar Safinaz Kâzım'ın Fî Mez'eleti's-Sufur vel Hicâb başlıklı eserini Kadının Özgürlüğü başlığıyla Türkçe'ye tercüme etti. Anadolu İslâmî Hareketleri başlıklı dizisi 1991 ile 1993 yılları arasında yayımladı. Bu serinin ilk cildini Hasan Ali el-Beyyûmî ile birlikte Arapça'ya da tercüme etti.
1998 yılında Tefsiru-l-Kur'ân Te'vilu'l-Furkān başlıklı görüntülü ve sesli tefsir derslerine başladı, 200 ders olarak tamamlandı. Hayat Kitabı Kur'an başlığı verilen meâl çalışması da bu faaliyet ile eş zamanlı olarak tamamlandı. 2008 yılında başlayan Esmâ-ul Hüsnâ dersleri de 2012 yılında tamamlandı ve üç cilt olarak yayımlandı.
Yazar, 1997 yılında İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Helmann-Hammet Ödülü'ne layık görüldü.
Mustafa İslamoğlu, kendi kurduğu ve İslâmî İlimler Akademisi adını verdiği okulunda tefsir usûlü dersleri vermeye devam ediyor. Yazar, evli ve beş çocuk babasıdır.