Adı:
İmamlar ve Sultanlar
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755500041
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Denge Yayınları
İnsanlar "kuru et yiyen bir kadının oğlu" olan bir Peygamber yerine, elmas taçlı, sırma kaftanlı bir "Peygamber" tasavvur ediyorlardı. Yalnız tasavvur etmekle kalmıyorlar, ömrü boyunca bunlardan nefret eden ve uzak duran Nebi'den geriye kalan hatırayı bu tasavvura uygun aksesuarlarla süslüyorlardı. Yani insanlar "bir kul gibi yiyip bir kul gibi yaşayan" bir peygambere inanmak yerine, tasavvurlarında kayser ve kisra'ya benzettikleri bir peygambere inanmayı yeğliyorlardı. Özetle insanlar "bir kul gibi yaşamak"tan daha çok "kayser ve kisra gibi yaşama"ya taliptiler. Kendi hayatlarını Peygamber'e uydurmak istemeyenler, Peygamber'i ve onun tebliğ ettiği dini kendi tasavvurlarındaki hayata uyduruyorlardı. Bu "uydurma" işlemi "Hilafet, İslam Devleti" gibi kavramları da kapsamına alıyordu. Bu nedenle siyaset sahnesine fırlayan müslümanlar kendilerine peygamberin "kul" siyasetini değil, insanlara "kullarım" demeye alışmış sulta sahiplerinin "piramitçi" siyasetini örnek alıyorlar, kafalarındaki "devlet" düşüncesini ona göre şekillendiriyorlardı.

Bu hiç de iç açıcı olmayan durum, sözkonusu alanda kesif bir entelektüel boşluk yaşandığı sonucuna götürdü beni. Bu boşluk "İslam siyaset teorileri" alanında değil daha çok bütün teorilere temel teşkil eden "tarihi ilk örnekler" alanında yaşanıyordu. Bu eser sözkonusu boşluğu yalnız başına doldurma iddasının değil, nebevi ve sultani siyaset arasındaki temel farklılıkları hicri ilk yüzelli yıllık örneklerinden yola çıkarak ortaya koyma çabasının bir ürünüdür.
Mustafa hocayı yaklaşık 5 yıldır takip ediyorum görüşlerini önemsediğim ve sevdiğim bir Allah'ın kuludur buna rağmen okuduğum ilk kitabıdır imamlar ve sultanlar ama son olmayacağı kesin...kitap peygamberden 50 yıl sonra nasıl nebevi hilafetin saltanata dönüştüğünü saltanatta olan sultanlarin nasıl zulüm yaptıklarını bunu meşru göstermek için her yolu bulduklarını görüyoruz.kitabın son bölümüyse imam azam'ın zalim sultana karşı mücadelesıni görüyoruz.Okunması gereken bir kitap.
"...İnsanlar "bir kul gibi yaşamak"tan daha çok "Kayser ve Kisra gibi yaşamaya" taliptiler. Kendi hayatlarını Peygamber´e uydurmak istemeyenler, Peygamber´i ve onun tebliğ ettiği dini kendi tasavvurlarındaki hayata uyduruyorlardı. Bu "uydurma" işlemi "Hilafet, İslam Devleti" gibi kavramları da kapsamına alıyordu. Bu nedenle siyaset sahnesine fırlayan müslümanlar kendilerine peygamberin "kul" siyasetini değil, insanlara "kullarım" demeye alışmış taht sahiplerinin "piramitçi" siyasetini örnek alıyorlar, kafalarındaki "devlet" düşüncesini ona göre şekillendiriyorlardı. Bu hiç de içaçıcı olmayan durum, sözkonusu alanda kesif bir entelektüel boşluk yaşandığı sonucuna götürdü beni. Bu boşluk "İslam siyaset teorileri" alanında değil daha çok bütün teorilere temel teşkil eden "tarihi ilk örnekler" alanında yaşanıyordu..."

Kitabından içinden çıkan cümleler, bu kitabı, kendi diliyle incelemiş. Fazla söze gerek yok.
Kitabı ilk aldığımda korkudan iki hafta başlayamadım...
iki günde iki kez okudum.. bugün kü fikir dünyama ışık tutan direniş eksenli temel duruşumu sayesinde edindim.. tüm okumalarımı şekillendiren yoluma ışık tutan kafa açan bir eser oldu..
İmamlık saltanata dönüştüğü an başlıyor zulmun hikayesi...
imam isek ne ala
sultan oldu isek vay halimize dediklerini işitiyorsunuz...
Peygamberden 30 yıl sonra hilafetin nasıl saltanata, halifeliğin nasıl sultanlığa dönüştürüldüğünü anlatan okunması gereken birkaynak. Saltanat uğruna uydurulan hadisler, mesnetsiz fetvalar, satın alınan sahabeler ve bu sultanların zulmüne baş kaldıran imamların koparılan kelleleri. Belkide kitaptaki en can alıcı ayrıntı akılcı akımın en büyük imamlarından imam ebu hanifenin hayatından kısa bir kesit ve şu anda gelenksel islam kültüründen olan hanefi mezhebinden olan insanların kendi imamları hakkında bilmediği gerçekler. @masukaksoy
Her ne kadar saltanatın başında bir kişi görünüyorsa da bu işin nimetinden istifade edenlerin sayısı yekun tutuluyordu.Tarih boyunca tüm saltanatların ısrarlı destekçileri bu 'otlakçı takım' olmuştur....Saltanatların bu temel özelliği, adı krallık, emirlik, sultanlık, halifelik olan eskilerde değişmediği gibi, adı cumhuriyet, sosyalist, demokratik olan çağdaş saltanatlarda da değişmiyordu.
Bilmenin ve tanımanın yolu çalışmaktan geçer. Her başarı ciddi ve zorlu bir gayretin ürünüdür.
"De ki:Allah'ım,mülk sahibi sensin.İstediğine mülk verirsin,istediğinden mülkü alırsın;istediğini yüceltirsin ve istediğini alçaltırsın.Hayır senin elindedir;elbette sen herşeye güç yetirensin."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İmamlar ve Sultanlar
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755500041
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Denge Yayınları
İnsanlar "kuru et yiyen bir kadının oğlu" olan bir Peygamber yerine, elmas taçlı, sırma kaftanlı bir "Peygamber" tasavvur ediyorlardı. Yalnız tasavvur etmekle kalmıyorlar, ömrü boyunca bunlardan nefret eden ve uzak duran Nebi'den geriye kalan hatırayı bu tasavvura uygun aksesuarlarla süslüyorlardı. Yani insanlar "bir kul gibi yiyip bir kul gibi yaşayan" bir peygambere inanmak yerine, tasavvurlarında kayser ve kisra'ya benzettikleri bir peygambere inanmayı yeğliyorlardı. Özetle insanlar "bir kul gibi yaşamak"tan daha çok "kayser ve kisra gibi yaşama"ya taliptiler. Kendi hayatlarını Peygamber'e uydurmak istemeyenler, Peygamber'i ve onun tebliğ ettiği dini kendi tasavvurlarındaki hayata uyduruyorlardı. Bu "uydurma" işlemi "Hilafet, İslam Devleti" gibi kavramları da kapsamına alıyordu. Bu nedenle siyaset sahnesine fırlayan müslümanlar kendilerine peygamberin "kul" siyasetini değil, insanlara "kullarım" demeye alışmış sulta sahiplerinin "piramitçi" siyasetini örnek alıyorlar, kafalarındaki "devlet" düşüncesini ona göre şekillendiriyorlardı.

Bu hiç de iç açıcı olmayan durum, sözkonusu alanda kesif bir entelektüel boşluk yaşandığı sonucuna götürdü beni. Bu boşluk "İslam siyaset teorileri" alanında değil daha çok bütün teorilere temel teşkil eden "tarihi ilk örnekler" alanında yaşanıyordu. Bu eser sözkonusu boşluğu yalnız başına doldurma iddasının değil, nebevi ve sultani siyaset arasındaki temel farklılıkları hicri ilk yüzelli yıllık örneklerinden yola çıkarak ortaya koyma çabasının bir ürünüdür.

Kitabı okuyanlar 71 okur

  • Sümeyye Merve Gökyar
  • Bilal Kartal
  • Haci Ziya Şeker
  • Berahin
  • Hüseyin Cantürk
  • Cansu Ulusu
  • Tahir EŞKİL
  • Muhammed Mustafa Atabey
  • metin
  • Birfâni

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (7)
9
%27.8 (5)
8
%11.1 (2)
7
%16.7 (3)
6
%0
5
%0
4
%5.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0