1000Kitap Logosu

Gönderi

Şeyma Öztürk
Yaşayan Ölü'ü inceledi.
222 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez deriz hep. Bu sözü pek çok kez duymuş, çoğu zaman da kulak ardı etmişizdir belki. Halbuki klasikleşmesinin yanında her yönden bir o kadar da doğru bir ifadedir. Kültür temelli bakılırsa geçmişte yaşamış münevverlerin, fikir işçilerinin, mütefekkirlerin zihin dünyasına misafir olmadan, eserlerini okumadan, idrak etmeden kültürel anlamda mesafe katedemeyeceğimiz büyük bir gerçek. İster katılalım ister kabul etmeyelim, bu fikirlerin her biri bize yön verecek birer pusuladır. Sâmiha Ayverdi de Osmanlı'nın son dönemlerinde yaşamış, derin bir kültür birikimine sahip, şeceresini soranlara "Bir ceddim yeniçeri, bir ceddim Macar ellerinde yatan Gül Baba'dır" diyen kıymetli bir mütefekkirdir. Ayverdi'nin kitaplarındaki derinliği analiz edebilmek için onun yaşam dünyasına muhakkak göz atmak gerekir. Zîra yaşadığı ev dönemin seçkin aydın ve sanatkârlarının uğrak yeri olmuştur. Yazar da bu ilmi sohbetlerden fazlasıyla ilham almış, pek çok soruna değinerek ardında kıymetli eserler bırakmıştır. Yaşayan Ölü de bu eserlerden sadece biridir. İbrahim Efendi Konağı, İnsan ve Şeytan eserleriyle tanımıştım Ayverdi'yi. İlk okuma tecrübemde ilmi mânâda bir nebze de olsa susuzluğumun gideceğini düşünürken yazarın fikirlerine ne denli susamış olduğum gerçeğiyle yüzleştim. Her kitabında ayrı bir derinlik, apayrı bir fikir ordusu karşılıyor insanı. Yaşayan Ölü de bu yönden beni yanıltmadı. Leyla ve Seniye isimli iki dostun mektuplaşmalarını içeren roman, tasavvufi temelde nefis denen olgunun insanlara neler yaptırdığını/yaptırabileceğini gözler önüne seriyor. Her birimiz dünyada bulunduğumuz süre boyunca nefsimizle mücadele halindeyken kâh tökezleyip mücadeleyi kaybediyoruz, kâh dik bir duruş sergileyerek kâmil insan olma yolunda mertebe katediyoruz. Romanda yer alan karakterler de içine düştükleri mücadele alanında doğru ya da yanlış birtakım duruşlar sergiliyorlar. Bir okuyucu olarak bu duruşlara seyircilik ederken bir anlamda kendi nefsimizi de sorgulamış oluyoruz. Bu sorgulamalar nefis mücadelesinde her daim tek bir çıkar yol olduğunu gösteriyor: Nefis mücadelesini yenmek için sahip olunması gereken en önemli unsur, güçlü bir iman. Kitapta yaşamın bir kesitini okurken kullanılan dil ve üslup, her defasında olduğu gibi tüm duruluğuyla kendine hayran bırakıyor. Her ne kadar osmanlıca kelimeler ağırlıklı olsa da, bu noktada sıkıntı yaşayacak olanlar için dipnotlarda kelimelerin anlamları mevcut. Kaliteli fikirlerin dupduru bir dille birleşmesiyle ortaya çıkan enfes cümleler insanı iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Altı çizilesi, zihnin en kıymetli köşesinde yer edinen, harika ifadeler... Hacim bakımından az, mânâ bakımından oldukça zengin bir eser olduğunu söylemek doğru bir ifade olur kanaatindeyim. Henüz Sâmiha Ayverdi'yle tanışmadıysanız bu eser sizin için isabetli bir seçim olacaktır. Keyifli okumalar.
Yaşayan Ölü
9.1/10
· 230 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
Yorum
4
Paylaşım
50
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler 
Rüzgarın Aruz Vezni
Tahliliniz çok hoşuma gitti, Sâmiha Ayverdi Hanımefendiciğimin Yaşayan Ölü kitabı ile başlamıştım 19 eserini 19 yaşımda okudum ama onu hiçbir zaman yazar olarak görmedim, Tahliliniz sayesinde duygularım tazelendi 🌿 Allah razı olsun 💕
1
2
Şeyma Öztürk
Çok teşekkür ederim güzel düşünceleriniz için 🥰 Sâmiha Ayverdi candır. 🌹