Kovulmuşların Evi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.142
Gösterim
Adı:
Kovulmuşların Evi
Baskı tarihi:
Mart 2007
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752636606
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Kovulmuşların Evi
Kovulmuşların Evi
"Koltuğuma yaslanırken, 'şimdi ben bu otobüste, yirmi bir numaralı kendimin kâşifiyim,' diye geçirdim içimden. 'Bilet kesen kadın, on iki saat boyunca uzaktaki bir şehre değil de, yalnızca uzaktaki kendime seyahat edeceğimi bilmiyor. Şu hiçbir yere kaydedilmemiş günlüğün yaprakları aralandıkça, bir kez daha, kurumuş bir çiçek gibi uyandığım, ruhumu insan içine çıkmaya ikna edemediğim sabahları hatırlayacağım. Anneme iyi bir oğul olup olamadığımı düşüneceğim sık sık; hiç fark etmeden ona nasıl da yabancılaştığımı" Küçük bir odada, her seferinde suretimi huzuruna çağıran bir aynanın, beni defalarca kandırdığını anımsamak asabımı bozacak. Bütün o yıllar boyunca kendime ettiğim kötülükler gelecek aklıma; sıkça, güneş ruhumda kimi arıyordu, diye soracağım.

İyi biliyorum ki, bu, yalnızca kendime yoğunlaştığım bir yolculuk olmayacak. Yol boyunca, aradığı sorunun cevabını bulamamış başka başka insanlar da, bende bir cevap olup olmadığını anlamak için gelip kapımı çalacak. Bazen, vazosuna her gün yeni bir çiçek koyan orta yaşlı bir kadın olacak bu misafir, bazen bir dilenci, bazen bir gardiyan... Bazen de, insanların kapısını çalan ben olacağım: Kimi vakit merakla, oturdukları masaya kulak kabartacağım, kimi vakit indikleri kıyılarda dalgalarla konuşurken ya da büyük bir felakete arsızca sevinirken yakalayacağım onları. Kapısını çaldıklarım arasında, her uyandığında kızlarıyla baş başa verip, rüyalarını yorumlayan kadınlar da olacak, kendini burcunun kaderine teslim edenler de...'

Otobüs, şehrin çıkışındaki gişelere yanaşırken, "bana yirmi bir numaralı koltuğu veren, ojelerinin yarısı silinmiş, yüzü hayattan şikâyetçi kadın da artık hafızamın bir parçası sayılır," diye geçirdim içimden. "Tozlu kasabaların, herkesin ölümünün anons edildiği taşra şehirlerinin, ficek atmaya giden kızların, ansızın boşalan yağmur yüzünden oraya buraya kaçışanların, ilk sayıda batacağını bile bile dergi çıkarmaktan vazgeçmeyen genç edebiyatçıların ve bir yazarın yazgısının hatırlanacağı bu arızalı yolculukta onun da bir payı var. Kuşkusuz beni bitkin düşüren bir yolculuk olacak bu; aralarında hiçbir insicam bulunmayan bir sürü hatıradan sonra yeniden dünyaya, o kovulmuşların evine geri döndüğümde, bir kez daha, "hatırlamak da bir ihanettir" diye söyleneceğim."
(Tanıtım Yazısından)
Şiir tadında, dünyaya, yaşama dair denemelerin bulunduğu bir kitap Kovulmuşların Evi.İçerisinde bulunan otuz dört denemenin aynasında kendi hayatımızı da sorguluyoruz hatta bazen aynanın kendisini sorguladığını bile düşünüyoruz. Ali Ayçil ile tanışma kitabımdı, yazarın diğer eserlerini de listeme ekledim. Tavsiyedir.
Hüzünlü kitapları seviyorum, barındırdığı hikayelerin yalnızlığını ve gerçekliğini... İçinde ben bunu yaşadım, hissettim, düşündüm diyeceğiniz hikayelerden oluşan güzel bir kitap.
Her şey yazarın "Yirmi Bir Numaralı Koltuk" adlı yazısıyla başlıyor ve kimsenin dikkat etmediği ayrıntılarla boğuşuyor.Bilet kesen bayanın yüzündeki durgunluğu ,tek işinin bilet kesmek olduğunu ve yüzünde yaşam enerjisi kalmamış hâlde işini yaptığını dikkat çekiyor .Otobüstteki insanlarin hâl ve davranışlarına ,yeri geldiğinde onların konuşmalarına kulak misâfiri oluyor .Ve eser çeşitli konu başlıklarından oluşarak devam ediyor... .. #KovulmuşlarınEvi aslında bi nevi insanların kendi içine kapanmasını ,hayattan kendini soyutlayan insanları ,yeniden hayata kazandırmak isteyen bir yazarın eseri
#kitapyorum
#kovulmuşlarınevi

Yazarın kalemi ile ilk defa tanıştım. Deneme tarzında yazılmış çok güzel bir kitap. Yazarın kalemi çok içten, sıcak ve samimi. Kitap hem novella tarzında olduğu hem de çok akıcı bir dille yazıldığı için çabucak bitiyor. Diğer kitaplarını da en kısa zaman da okuyacağım.
Kimse, dünyanın bir tek “ân”ını içine sığdırmayı başaramıyor. Aşka düşenler hariç…
İstediğimiz gibi bir hayat kuramadığımız, istediğimiz gibi bir bahçe yeşertemediğimiz için kendimize geçmişten bir ev yapar, gider orada otururuz..
"Her şey bu kadar basit aslında" dedim kendi kendime... "Dünya tozlanan bir yerdir." Bütün insanlar toz almak için gelirler dünyaya. Kimisi bir ülkenin tozunu alır, kimisi bir sehpanın, kimisi bir ceketin. Ama bazen bir gözün tozunu almak gerekir dünyada, kabul etmek lazım en zoru budur...
Dünyanın renklerinden soğumaya başladığımızda, konacağı yeri kestiremeyen karasız bir yaprak hafifliğiyle savrulur dururuz kaldırımlarda. Oysa hayat işini bilen bir tüccardır; kendisine karşı duyduğumuz hevessizliğin bir kopmayla sonuçlanmaması için hemencecik başka bir rafının önüne çeker bizi.
"Biz, babamızla oğlumuz arasında, yalın bir aracıyız aslında. Hatırlananla, hatırlayacak olan arasında bir boşluk. O boşluğu yalnızca kadınlar doldururlar, biz kendi hayatımız zannederiz..."
Zamanı dünyevileştirdiğimiz için, ne kadar erken kalkarsak kalkalım, bir türlü yetişemiyoruz meleklerin dağıttığı rızka.
Bazen gidecek hiçbir yerim olmuyor benim, bir korkuluk gibi dikilip duruyorum insanların ortasında.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kovulmuşların Evi
Baskı tarihi:
Mart 2007
Sayfa sayısı:
108
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752636606
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Kovulmuşların Evi
Kovulmuşların Evi
"Koltuğuma yaslanırken, 'şimdi ben bu otobüste, yirmi bir numaralı kendimin kâşifiyim,' diye geçirdim içimden. 'Bilet kesen kadın, on iki saat boyunca uzaktaki bir şehre değil de, yalnızca uzaktaki kendime seyahat edeceğimi bilmiyor. Şu hiçbir yere kaydedilmemiş günlüğün yaprakları aralandıkça, bir kez daha, kurumuş bir çiçek gibi uyandığım, ruhumu insan içine çıkmaya ikna edemediğim sabahları hatırlayacağım. Anneme iyi bir oğul olup olamadığımı düşüneceğim sık sık; hiç fark etmeden ona nasıl da yabancılaştığımı" Küçük bir odada, her seferinde suretimi huzuruna çağıran bir aynanın, beni defalarca kandırdığını anımsamak asabımı bozacak. Bütün o yıllar boyunca kendime ettiğim kötülükler gelecek aklıma; sıkça, güneş ruhumda kimi arıyordu, diye soracağım.

İyi biliyorum ki, bu, yalnızca kendime yoğunlaştığım bir yolculuk olmayacak. Yol boyunca, aradığı sorunun cevabını bulamamış başka başka insanlar da, bende bir cevap olup olmadığını anlamak için gelip kapımı çalacak. Bazen, vazosuna her gün yeni bir çiçek koyan orta yaşlı bir kadın olacak bu misafir, bazen bir dilenci, bazen bir gardiyan... Bazen de, insanların kapısını çalan ben olacağım: Kimi vakit merakla, oturdukları masaya kulak kabartacağım, kimi vakit indikleri kıyılarda dalgalarla konuşurken ya da büyük bir felakete arsızca sevinirken yakalayacağım onları. Kapısını çaldıklarım arasında, her uyandığında kızlarıyla baş başa verip, rüyalarını yorumlayan kadınlar da olacak, kendini burcunun kaderine teslim edenler de...'

Otobüs, şehrin çıkışındaki gişelere yanaşırken, "bana yirmi bir numaralı koltuğu veren, ojelerinin yarısı silinmiş, yüzü hayattan şikâyetçi kadın da artık hafızamın bir parçası sayılır," diye geçirdim içimden. "Tozlu kasabaların, herkesin ölümünün anons edildiği taşra şehirlerinin, ficek atmaya giden kızların, ansızın boşalan yağmur yüzünden oraya buraya kaçışanların, ilk sayıda batacağını bile bile dergi çıkarmaktan vazgeçmeyen genç edebiyatçıların ve bir yazarın yazgısının hatırlanacağı bu arızalı yolculukta onun da bir payı var. Kuşkusuz beni bitkin düşüren bir yolculuk olacak bu; aralarında hiçbir insicam bulunmayan bir sürü hatıradan sonra yeniden dünyaya, o kovulmuşların evine geri döndüğümde, bir kez daha, "hatırlamak da bir ihanettir" diye söyleneceğim."
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • Elfida
  • Ayşe Demirsoy
  • habibe kavak
  • l
  • Rümeysa.
  • Ümit Özgüler
  • Şeydanur Turgut
  • Öznur Pistil
  • hacer çiftçi
  • Merve Gülel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%39.3
35-44 Yaş
%21.4
45-54 Yaş
%10.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70
Erkek
%30

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (4)
9
%25 (5)
8
%10 (2)
7
%30 (6)
6
%5 (1)
5
%0
4
%0
3
%5 (1)
2
%0
1
%0