İbrahim Efendi KonağıSamiha Ayverdi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.726
Gösterim
Adı:
İbrahim Efendi Konağı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757663478
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Bu kitap ne bir hikayedir ne masal ne de roman... zamanı, mekanı, vak'aları, şahısları, isimleri hatta vak'aların seyri, sırası ve detaylarının yüzde doksanı ile otantik ve yaşanmış bir devrin, gerçek ve yaşanmış bir hayat tablosudur.
Biz, İmparatorluk Türkiyesi'nin hemen de son evlatları; içinde haşır neşir olduğumuz askeri, siyasi, içtimai ve iktisadi bir tarih meydanında köşe kapmaca oynamış kimseler olarak, görüp duyduklarımızı, tadıp kokladıklarımızı, kudretimiz ölçüsünde, gelecek nesillere intikal ettirmek mecburiyetinin altında bulunuyoruz. İşte bu kitabın meydana gelmesi de o vazife hissinin bir netice ve zarüretinden ibarettir.
(Arka Kapak)
Kitabın adını yıllar önce duyup merak etmiştim. Okumak bu vakte nasip oldu. Güzel bir roman olmanın yanı sıra Osmanlı Devletinin sosyal-kültürel hayatı hakkında azımsanmayacak kadar çok bilgi veriyor. Bu yönüyle sosyolojik bir kitaptır. Aynı zamanda Osmanlı Devletinin Tanzimat'tan sonra Meşrutiyet Dönemi ve Cumhuriyetin ilanına kadar olan zaman diliminde yaşanan olayları şahıslar üzerinden dile getirmektedir. İyi okumalar..
Osmanlı zamanlarından bir konak ailesinin hikayesini okudum ben. Osmanlı'nın bilmediğim çok yönünü öğrendim. Osmanlı yaşayış tarzlarını diyelim daha çok. Yazarın anlatış tarzı da çok hoşuma gitti. Betimlemeler başka bir dünyaya giden köprüdür ve yazar bu köprüyü çok sağlam yapmış şahsen. Karakterler apayrı bir dünya, ne kadar karşılaştığımız insanlardan izler olsa da. Osmanlı'ya, geleneklere sıkı sıkıya bağlanışı ve özlemi hissediliyor. Yalnız dikkatimi, birçok savaş olmasına ve Enver Paşa' dan falan bahsetmesine rağmen Atatürk'ün hiçbir şekilde ismini geçirmeyişi çekti. Çok güzel bir kitaptı bunun dışında. Kurguyla o zamanın yaşamını çok da güzel şekilde anlatmış, yüreğine sağlık.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.098 Oy)17.486 beğeni39.503 okunma2.118 alıntı165.408 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (2.920 Oy)3.116 beğeni13.966 okunma644 alıntı42.629 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.228 Oy)8.148 beğeni23.984 okunma1.898 alıntı102.471 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.595 Oy)4.945 beğeni15.746 okunma821 alıntı54.356 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.857 Oy)8.145 beğeni26.023 okunma625 alıntı126.695 gösterim
  • Gün Olur Asra Bedel
    8.6/10 (1.453 Oy)1.464 beğeni5.168 okunma742 alıntı24.974 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.061 Oy)7.330 beğeni19.836 okunma3.224 alıntı116.611 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (4.024 Oy)4.834 beğeni17.673 okunma638 alıntı72.028 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.467 Oy)8.420 beğeni22.845 okunma1.455 alıntı105.613 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.003 Oy)12.476 beğeni31.751 okunma2.785 alıntı132.544 gösterim
Sevgili okuyucular,
Nasıl anlatsam içimde ki hissiyatı emin değilim, sanki böyle zaman makinasına binmişim de eskinin havasını şöyle bir solumuşum gibi hissettirdi.
Yazıldığı döneme ait içinde çok bilgi barındırıyor, yaşam şartları olsun, hukuksal olsun, aile yapısı olsun, sofra kurma düzenleri olsun ne ararsanız ince ince betimlemelerle satırlara işlenmişti adeta.
Çok beğendim, kalınca olmasına rağmen bir solukta bitti, tadı damağımda kalacak olanlar listesine eklendi.
Tavsiye edilir pek tabi,
Selamet ile ^^
Kitap Osmanlı dönemindeki konak hayatını anlatıyor eski örf ve adetleri gözünüzde canlandırıyor ayrıntılı bir şekilde. Osmanlı'nın yıkılmak üzere olduğu ve Meşrutiyetçilerin ele geçirdiği iktidar dönemine de kitabın sonuna doğru değiniliyor. Yazarın zaten üslubuna, mükemmel Türkçesine diyecek bir şey yok. Yazarın hangi kitabını okusam ayrı bir haz alıyorum.
İçerisinde acı tatlı her duyguyu paylaştığımız, bir şehri şehir yapan en önemli unsurlardan biridir evler. Her ne kadar kıymetini uzaklaşınca anlasak da manevi olarak değeri fazladır kültürümüzde. Bir başkasının evine ya da tatile gittiğimizde evimizi özlüyor olmamız ona yüklediğimiz anlamın ne denli yerinde olduğunun bir göstergesidir. Çünkü o mekân her şeyiyle bizden izler taşır.

Bir caddede yürürken ya da hiç bilmediğim bir sokaktan geçerken gözüme ilişen evler pek çok düşünceyi zihnime taşır. Acaba bu evlerde kimler yaşıyor, mutlu ya da mutsuzlar mı, bu insanların paylarına düşen yaşam hikâyeleri nelerdir, merak ederim. Çünkü her evle birlikte iyi ya da kötü yeni bir dünyânın kapıları açılır önümüze. İbrâhim Efendi'nin konağı da bu evlerden biridir. Her ne kadar geçmiş yıllara ait olsa da evin mahiyeti değişmez. Yine içerisinde mutlu ya da mutsuz anlar yaşayan, kimi zaman birbirinden nefret eden, kimi zaman da birbirleri için endişe ve üzüntü duyan insanlar yaşar.

Sâmiha Ayverdi, eserinde bir konağın seneler boyunca şahit olduğu anları yansıtır okuyucuya. II.Abdülhamid döneminde var olan konak, bizlere içerisinde yaşayan kalabalık bir ailenin dramını sunar. Konak sâkinlerine ve ilişki içerisinde oldukları konak dışında yaşayan insanlara dair sunulan manzaralar içimi burkarken, diğer yandan dönemin siyasi ve sosyal hayatına dair verilen isabetli bilgiler zihnimi tazeledi. Zîra o dönemdeki Ittihat ve Terakki olgusundan tutun da, Balkan Savaşları'nın ve Birinci Dünya Savaşı'nın etkilerine; Ramazan eğlencelerinden, sünnet ve düğün etkinliklerine dek pek çok konu hakkında güzel bilgiler karşılıyor okuyucuyu. Kitapta geçen olayın gerçek bir hayat hikâyesini anlatıyor olması da kitabı kıymetli kılıyor bana kalırsa.

Yazarın kelimeleri yerinde kullanışı, kaliteli bir üslûba sahip olması sayfaların akıp gitmesini sağlıyor. Türkçe'ye bu denli hakim bir yazarın kaleminden çıkmış bir eseri okumak son derece keyifliydi benim için. Eserde pek çok Osmanlıca kelime yer alıyor. Okuyucuya kolaylık olması açısından bu kelimelerin yanına birer parantez açılarak anlamları verilmiş. Her ne kadar bazı kelimeler için bu durum kullanışlı olsa da, anlamına aşina olduğum pek çok kelimenin hemen yanında anlamının yer alıyor olması benim zihnimi yordu.

Osmanlı'nın son dönemlerinde, bir konakta geçen yaşama ortak olup, duru bir Türkçe ile sıkılmadan dönemin siyasi, ekonomik ve sosyal yapısına dair esaslı bilgiler okumak istiyorsanız İbrâhim Efendi'nin konağının kapısını çalın. Keyifli okumalar. :)
kayseri de düzenlenen liseler arası kitap okuma yarışmasına girerken okuma fırsatı bulmuştum .Yarışma içeriğindeki mesuliyet arz eden kitaplardan biri olduğu için okumak zorunda kalmıştım ama bu kesinlikle sonradan bir hazza dönüştü.O dönemki konak hayatını inceden ve derinden anlatan okunulmasıyla genel kültüre faydalı tarihi bir roman niteliğinde benim nezdimde....ne yazıkki pek adı duyulmuş pek okunan bilinen bir kitap değil.
"Âteşîn, ferâgatli , necip bir aşk, insanın duygularının en asillerinden biriydi. Seven, sırasında alacak iken verecek, söyleyecek iken susacak, gülecek iken ağlayacak; mihnetleri minnet bilecek ; ağulara şeker diyecek; ölecek, her nefes bin kere ölüp bin kere dirilecekti. İşte bunun için aşk, kolayına söylenen; gücüne işlenen bir kârdı. Sevgide mühim olan almak değil vermekti."
Osmanlı Devleti'nin sosyal, askeri, siyasi, ve ekonomik hayatının en güzel anlatıldığı eserlerden biri olduğu kanaatindeyim. Bir konak üzerinden Osmanlı Devleti'nin külterel yapısını bu denli iyi bir şekilde anlatılabileceği düşüncesine okumadan önce pek inanmazdım. Herkesin Osmanlı kültür yapısını daha iyi anlayabilmesi için okuması gerektiği düşüncesindeyim.
Osmanli çöküşü ve cumhuriyetin ilani donemini sırasıyla işleyen kitabı dünya görüşü her ne olursa olsun her Türk genci okumalı. Bahsettiğim dönemlerin bize daha çok bahsedilen siyasi yönünün perde arkasında aslında çöküş ve yeni doğuşun bireylerden aileye, aileden topluma, sonrasinda bir millete nasil bağlandiğini gözler önüne seriyor. Bu anlatım dil ve anlatım yöntemi olarak öyle güçlü ki insan kendini o atmosferde hissediyor.
Yazarı Semiha Ayverdi'nin Fransızca hakimiyeti ve edebi, kültürel zenginliği ile osmanlının çöküş zamanı insan ilişkilerini, yaşam şekillerini, tam bir roman havasında değilde inceleme,deneme ve araştırma şeklinde yazdığı eser genel olarak okunası bir kitap
"Çocuk için bayram demek, âile, cemiyet ve din nizamlarının el birliği ile çizdiği bir toplu zevk ve eğlence demekti. Bir arada yaşamak üzere yaratılmış insan oğlu için, belki çok mühim ihtiyaçlardan biri de, berâber eğlenmekti. Eski Türk cemiyetinde ise bu kollektif meserret (ortak sevinç), köklü bir teâmüldü (âdet ve kânundu).
Samiha Ayverdi
Sayfa 132 - Kubbealtı Neşriyât
" Dört yıl oluk oluk akacak Türk kanı Çanakkale, Galiçya, Kafkasya, Filistin ve Irak cephelerinde, topsuz tüfeksiz, silâhsız teçhizâtsız aç çıplak döğüşerek şehâmet(yiğitlik) ve kahramanlık destanları yazacaktı. Ne yazık ki İttihatçı iktidârın nâmâğlûp Almanya'sı yenildiği için de, gâlip pozunda olan Osmanlı İmparatorluğu, harbi kazandığı halde kaybetmiş sayılacak ve böylece de Müslüman Türklüğün son kalesi, sonsuz bir çatırtı ile yıkılacaktı. "
Samiha Ayverdi
Sayfa 343 - Kubbealtı Neşriyatı
"Sen bu dünyaya sevmek ve bu sevginin ışığı altında insanlara yâr olmak, hizmet eylemek, onları iğrilikten doğruluğa, çirkinlikten güzelliğe, darlıktan genişliğe, dalaletten hidayete yol göstermek için geldin!"
"Efendi, efendi.. bir hırsızı, bir cânîyi yakalayıp mahkûm etmek kolaydır. Fakat göğsünü gere gere gezen bir kahramanı zincire vurabilmek için, onu behemehal (mutlaka) gurûrundan, haysiyetinden yaralamak, yalanlar ve iftirâlarla gözden düşürmek, bilhassa kendine olan emniyetini (güvenini) elinden almak lâzımdır."
Samiha Ayverdi
Sayfa 289 - Kubbealtı Neşriyât

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İbrahim Efendi Konağı
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757663478
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
Bu kitap ne bir hikayedir ne masal ne de roman... zamanı, mekanı, vak'aları, şahısları, isimleri hatta vak'aların seyri, sırası ve detaylarının yüzde doksanı ile otantik ve yaşanmış bir devrin, gerçek ve yaşanmış bir hayat tablosudur.
Biz, İmparatorluk Türkiyesi'nin hemen de son evlatları; içinde haşır neşir olduğumuz askeri, siyasi, içtimai ve iktisadi bir tarih meydanında köşe kapmaca oynamış kimseler olarak, görüp duyduklarımızı, tadıp kokladıklarımızı, kudretimiz ölçüsünde, gelecek nesillere intikal ettirmek mecburiyetinin altında bulunuyoruz. İşte bu kitabın meydana gelmesi de o vazife hissinin bir netice ve zarüretinden ibarettir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 78 okur

  • zeynep yıldız
  • Ülker Nur
  • Muallime
  • Beyzanur Kaç
  • Batuhan Güneş
  • S.
  • Bayındır Han
  • Fîlankes
  • Deryanur DÜNDAR
  • S.Merve YILMAZ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%17.1
25-34 Yaş
%41.5
35-44 Yaş
%12.2
45-54 Yaş
%9.8
55-64 Yaş
%4.9
65+ Yaş
%7.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.8
Erkek
%42.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.4 (8)
9
%18.2 (4)
8
%18.2 (4)
7
%18.2 (4)
6
%4.5 (1)
5
%0
4
%4.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0