Ateş Ağacı

Sâmiha Ayverdi
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
177
Basım Tarihi:
Ekim 2002
İlk Yayın Tarihi:
1993
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
ISBN:
9789757663157
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

♡⁠✯ A T E Ş A Ğ A C I ✯♡
10/10
·177 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 08:42
••• ••• BİRİSİ Bir şey var aramızda Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek. Fakat ne kadar saklasak nafile Bir şey var aramızda, Senin gözlerinde ışıldıyor, Benim dilimin ucunda. Nahit Ulvi AkgünNahit Ulvi Akgün ✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯✯ Şiir gibi bir kitaba şiirle başlamak istedim. Ruha pırıltı gibi dolan eserlerin verdiği haz nasıl anlatılır bilmiyorum.. Kelime bulmakta zorlanacağım ama deneyeyim. Çok sevdiğiniz yemeği ya da tatlıyı yerken,ağzınıza aldığınızda,sevdiğimiz tat dişlerimizin arasında parçalanırken,lezzetinin, parmak uçlarından ayak uçlarına kadar dağıldığını hissedersiniz ve ,o hazzı yaşarsınız ya... Ya da... Çoookkk sevdiğiniz birine sarıldığınızı düşünün. Sarılma hissindeki o şule,o ruhsal ıtır,o harenin vücuda yayılması, parmak uçlarından ayak uçlarına kadar,tüm vücuda yayılan sıcacık bir his... Ben bu dile ve üslûba hayran oldum. Sadece kelimeler yan yana dizilmemiş. Kelimeler nota olmuş mahur (ferah) bir beste ortaya çıkarmış. Kelimeler renk olmuş,görkemli bir sanat eseri ortaya çıkarmış. Bu sanatı güzelleştiren en önemli özellik,sayfalara serpiştirilen tefekkür tohumları. Evet,onlar bir tohum,okur okumaz kalbe düşüyor ve tohumun toprakta yayılması gibi büyüyor. Elbette büyütmek,sulamak bakmak bizim elimizde. Kitapta bir kurgu var. Kelimelerin oluşturduğu zarafet,sayfalara savrulmuş tefekkürler o kadar güzel harmanlanmış ki, kitap, kurguyla birlikte akıııpppp gidiyor. Rüzgâr, deniz kenarında ılık ılık eserken,yakmayıp ısıtan bir güneşin varlığıyla akıp giden bir zaman gibi, bu kitabı okumak.. Anlatamadım,eksik kalıyor bu zarif dil ve üslûba,bu mütefekkir kaleme. Siz okuyunca size abartılı gelir mi bilmiyorum ama ben böyle hissettim. Ya da şöyle söyleyeyim,kelimelerin ruhu, ruhunuzda yer buluyorsa, seveceksiniz..Bu kitabı,metaforlarını, tefekkürlerini, masalsı kelimelerini
Roman-Edebiyat
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
Puan vermedi·177 syf.·
2025 12. kitabı
Yeni bir kitabı okumaya başlarken hep şu soruyu sorarım kendime. Okumadığım bütün diğer kitaplar değil de neden bu kitap? Ateş Ağacı romanını ilk elime aldığımda ise aynı soruya verdiğim cevap tabii ki yazarı oldu. Bu kitabın, Osmanlı medeniyetinin temsilcisi ve Türk İslam kültürünün mirasçısı olarak varlığını, cumhuriyet neslini kökleriyle buluşturmak ve onları milî /manevî değerlerle donatmak gayesine adamış olan Samiha Ayverdi’nin kaleminden çıkmış olması yeterli bir sebepti ama tek sebep değildi benim için. Zira kitabın ismi de yeterince cezbedici ve merak uyandırıcıydı. Edebiyatta yıkımın sembolü ateşle; büyümenin, gelişmenin, hayatın ve kök salmanın sembolü olan ağaç gibi karşıt manalar çağrıştıran iki kelimenin yan yana gelişi ilginçti. Bununla beraber Beşir Ayvazoğlu’nun kitabın girişinde yazdığı muhteşem takdim yazısı da kitabı daha ilgi çekici hale getirriyordu.Ayvazoğlu, giriş yazılarını okumaktan sıkılanların bile zevkle okuyacağı bu takdim yazısında aşk mefhumunun ilk çağlardan günümüze hem dünya hem de İslam edebiyatı içerisindeki serencamını gayet güzel bir üslupla anlatmış ve sonrasında şöyle söylemiştir: “Tanzimat’tan sonra aşkı klasik mesnevilerde ve halk hikâyelerinde işlendiği biçimiyle ele alan tek romancı Samiha Ayverdi’dir.” Kitaba başlamadan önce zihnimde var olan niçin bu kitabı okumalıyım sorusunun, yerini iyi ki bu kitabı seçmişim memnuniyetine bırakmasına vesile olan bu takdim yazısı gösteriyordu ki Ateş Ağacı romanının konusu aşktı. Ancak bu aşkı, popüler kültürün çok okunan ucuz aşk romanlarının sömürüp değersizleştirdiği aşkla karıştırmasın diye şöyle uyarmıştır Beşir Ayvazoğlu okuyucuyu yazının sonunda: ‘ 1930’ların Bursa’sından nefis enstantaneler de taşıyan Ateş Ağacı yazarın diğer kitaplarına göre daha basit bir
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
10/10
·177 syf.·
2026 32. kitabı
Aşk mıdır ki, can-ü dil mülkünü yağma eyleyen Aşk mıdır sinem içre gelip de cân eyleyen Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır? Sonrasında cansız göğsüm içinde, gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır? [Kanuni Sultan Süleyman] Kitabın ilk sayfalarını çevirdiğimde Beşir Ayvazoğlu’nun sevgi ve aşkla ilgili minnak, bir kaç sayfalık yazısı karşıladı beni. Mevlana'nın aşk sözlerinden, aşk ile ilgili beyitler ve hadislerden örnek verilmiş. Güzel bir aşk yolculuğuna çıkacağımı daha kitabı okumadan hissettim. Sâmiha hoca, bu aşk romanını bildiğiniz normal aşk romanı olarak değil de, daha çok edebî duygularla kaleme almış. Kitabın baş karakteri Cemil, evliliğinden daha derin, daha anlamlı şeyler bekler. Aslında her şey güzeldir, mutludur insan ama içinde yine de tamamlanmayan bir boşluk vardır ya, heh tam da öyle bir karakter Cemil. Belki de bu boşluğu yaşayan anlar sadece. Su, suya uzaktan aktıkça, tatlı ve devamlı bir şırıltı duyulur; fakat birleştikleri zaman ne ses kalır nede sadâ...Gerçi ben de bir taraftan dolan bir taraftan boşalan bir havuz gibi, sonsuz bir alıp vermenin şekvâsına mahkumum. Fakat ne sızıldanış, ne velvele ne bir feryadımı duyan var; zira suyum, oluk gibi, çeşme gibi uzak ve ayrı bir yerden akmıyor, kendimden kendi içimden kaynıyor. Bu yüzdendir ki sesimi duyan yok. Syf 154 Sâmiha hoca, Cemil'in hissettiği duygu hallerini öyle hoş bir şekilde anlatmış ki, naif, şiirsel anlamlı bir sohbetin içine dalıyorsun gibi hissettiriyor. Özellikle kitabı okurken bazı satırları tatlı bir tebessümle okudum, böyle anlamlı naif sözler okurken, insanın damağında şeker tadı bıraktırıyor Sâmiha hoca. Örneğin Cemil karısına hitabında şöyle der: __Ne olur bana yardım et de, ceylân gözlerindeki mülâyim, uysal mânâdan, safvet ve temizliğinden
Duygu ve Düşünce
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
Puan vermedi·177 syf.·
2026 27. kitabı
Göklerin dönüşünü aşkın dalgalarından bil; aşk olmasaydı dünya donar kalırdıMevlana Celaleddin-i RumiMevlana Celaleddin-i Rumi Sâmiha AyverdiSâmiha Ayverdi ‘den okuduğum beşinci kitap olan Ateş AğacıAteş Ağacı en etkilendiğim kitabı oldu. İsmiyle müsemmâ olan bu kitap okunmak için değil de yakmak için kaleme alınmış gibi.. Sâmiha Ayverdi’nin dili gerçekten muhteşem.. Çok sevdiğiniz bir şarkıyı gece yarısı mumlar eşliğinde bir plaktan dinliyor , ya da sizi içine çeken şiirleri ilk okuduğunuz an da ki o duyguyu yaşıyor gibi bir his.. Tam anlamıyla bir hazine.. Gelelim kitabın konusuna.. “Âşk..” Yazar beşerî bir aşkın yangınından geçip ilâhi aşkın serinliğine ulaşmaya çalışan ruhların hikâyesini anlatıyor . Cemil iyi bir eğitim almış ,çevresi tarafından sevilen , başarılı bulunan ama aslında içinde derin boşluklar yaşayan bir karakter. Ben bu karaktere biraz bilenmiş olabilirim :) İnsan sevmediği bir insanla neden evlenir ki? Ona “mış” gibi yapmak, kandırmak.. Neden bunu yapar? Kadriye .. Sevildiğini zanneden bir kadın.. Kadriye, bir insanın hayatındaki en büyük yanılgının vücut bulmuş hâli sanki .Cemil’in iç dünyasındaki o bitmek bilmeyen fırtınaların, dışarıda sığınmaya çalıştığı ama bir türlü huzur bulamadığı limanı. Peki ya Maurain? Maurain Cemil’in iç dünyasındaki yangını körükleyen bir rüzgârdı bence.. İçindeki boşluğa koyduğu isim belki de.. Yazar, bu iki karakteri aşkla,hasretle ve hayal kırıklığıyla yoğuruyor.Ve her ne kadar karaktere kızsam da Cemil’in tabir-i caizse “kimlik bunalımı”ndan 'hiçlik' makamına doğru attığı her adım içimi sızlattı. Maurain’in duygularını kaleme aldığı satırlar ise şiir gibi .. Beşerî aşkın,ilâhi aşka doğru evrilmesi.. Bu sebeple Ateş Ağacı, bence sadece bir kavuşamama hikâyesi değil; insanın nefsinden geçip “ Bâki” olana kavuşma serüveni.. Son olarak buraya kitaptan etkilendiğim
Edebiyat
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
8/10
·177 syf.·
2025 36. kitabı
…ATEŞ AĞACI… ‘ Ervahların yektâ külliyatından’ Kitaba adını veren Ateş Ağacı, Kur'ân-ı Kerîm'de anlatıldığı üzere, Hz. Musâ'ya Rab’bin ateş şeklinde tecellî sürdürülmesinin ifâdesidir. Sâmiha Ayverdi eserinde, ana tema olarak ilahi aşkı anlatılırken aynı zamanda sevgi, saygı, dostluk, şefkat, aşk ve hak gözetmek gibi beşerî faktörleri de birlikte harmanlamıştır. Anlatı boyunca farklı işlevlere sahip olan şahısların, okura tanıtımı birtakım teknikler sayesinde gerçekleşmektedir. Bir eserde şahıs unsurunun sadece tasvirle durağan bir şekilde anlatılmayarak eylem ve hareketlere de yer verilmesi ile karakterlerin daha canlı sunulmasına olanak sağlamıştır. Sâmiha Ayverdi’nin romanlarında şahısların kişilik değişimi önemli bir yer teşkil ettiği için, şahıs sunumuna ayrı bir özen gösterir. Yazar yalnızca birer tip değil baştan başa nevi şahsına münhasır bir karakter oluşturmada da oldukça başarılıdır. Şahıslarını karakterize ederken hem modern hem de geleneksel tekniklerden faydalanarak onları bir harmanda eğler. Onun romanlarında şahısların sadece dış görüntü tasviri değil ayrıntılı psikoloji sunumu da yapılır. Bunun için ruhsal yapının sunumunda iç monolog, iç çözümleme, bilinç akımı gibi modern tekniklere yer verilir. Sâmiha Ayverdi’nin söz konusu romanında, eserden örnekler de verilerek şahısların sunumunda başvurulan teknikler, dolayısıyla karakterizasyon ortaya konulmaya çalışılır. Bu mistik hanım yazarın kitaplarının her bir harfi bile anladım ki okuyucuya ev sahipliği etmekte… yani insanı tüm hayy ve hû arasındaki geçişiyle harflerinin efsûnu ve birleştiriciliği onu bu kadar mükhem kılıyor. Bazı satırları bir muhayyile bazı satırları ise bizi çıplak gerçeklere kadar götürüyor.. Ayriyetten mistik hanım yazarımızın edebî kişiliğine de ne kadar dokunsak az kalır
İnceleme
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
9/10
·177 syf.··
2021 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2021 22:21
Maneviyata adanmış bir hayat: Samiha Ayverdi İncelemeye nerden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum. Ama kitabın isminin nereden geldiğini söyleyip başlayalım o zaman. Kitabın ismi Allah'ın Vadi-i Mukaddes'te Hz. Musa'ya ateş ağacı olarak görülmesinden dolayı ve kitabın son bölümünde konuyla bağlantılı olarak ele alınmasıyla var oluyor. Samiha Ayverdi'nin ilk okuduğum kitabı. Kitabı kendi içinde iki bölüm olarak ele aldım açıkçası. İlk bölüme başladığım andan itibaren konu itibariyle muazzam bir şekilde ilerledi ve böyle bir konunun ele alınması ayrı bir şekilde heyecanlandırdı beni. Bu heyecan Samiha Ayverdi aşkımı ortaya çıkardı. Şehirde okumuş kendini yetiştirmiş bir genç olan Cemil bey makam mevki olarak birçok yerde iyi bir iş sahibi olacakken hepsinden kaçıp kimsenin kendisini tanımadığı, kafasının sakin olmasını istediği, dünya meşgalelerinden uzak bir hayat yaşamak için Bursa'da bir ilkokul öğretmenliği yapmaya karar verir. Bir nevi dünyada yaşayıp dünyayı yaşamak. Buraya kadar verdiği mesajlar, yaşanan sade hayat ve konusu itibariyle çok iyi giderken yurtdışından genç bir kadının Bursa'ya gelmesiyle olay değişir. İşte tam olarak burdan itibaren ikinci bölüm olarak başlıyor. Evli olan Cemil bey ile araştırma yapmak için Bursa'ya gelen Juliet'in hiç bitmeyecek aşkları ele alınıyor. Tabi hiç kavuşamazlar ama bu kadar güzel başlayan bir kitabın buraya bağlanması kitaba olan fikrimi az çok değiştirdi diyebilirim. Tabi kitabın sonlarına geldiğimde beşeri aşktan ilahi aşka vurgu yapması olayı toparladı. Ama Cemil bey o kadar şatafatlı hayatı istememesine rağmen İstanbul'daki hayatına geri döner:) kadın sanki ilahi aşkı buldu gibi yani onu anladım ben. Çok keyifle okuduğum kendi tabirimle iki bölüm şeklinde okuduğum kitabın ilk bölümünde fazlasıyla altını
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
10/10
·177 syf.·
2025 56. kitabı
• ATEŞ AĞACI • "Bir gönül, neyle yanarsa onunla da pişer..." Sâmiha AyverdiSâmiha Ayverdi _______ Bir kitap düşünün, bildiğiniz bir hazine... Ne tür bir hazine derseniz? Tefekkür hazinesi. Ondaki mânâ, akıl, maneviyat, ilahi aşk ve beşeri aşk hiç böyle ifade edilmemişti. Dünyanın bütün inci mercanları bir yana, bu kitap bir yana derseniz eğer, ben bu kitabı seçerim; hem de gözüm kapalı. Her yüreğin kendine ders çıkaracağı ve dahi tefekküre dalacağı bir mânâ denizi var. Hayatımda hiç böyle bir kitaba denk gelmemiştim. Bir insanın yanarken olgunlaşmasını hiç bu kadar ustalıkla kaleme alan bir yazarla tanışmamıştım. (üstad hariç tabii...) Bu güzel yoldaşla gelin hep beraber tanışalım... Eserin adı neden "Ateş Ağacı"? Bir alıntıyla açıklayacak olursak: "Vadi-i Mukaddes’te Musa’ya, Allah’ın niçin ateş suretinde göründüğünü şimdi anlıyorum. Musa’nın o zaman ateşe ihtiyacı vardı. Zira doğurmak üzere olan zevcesine ateş lazımdı. Musa, karşıdan beliren ateşe doğru gittiği zaman, bunun bir ağaç, bir Ateş Ağacı olduğunu gördü ve ağacın: ‘Ben senin Allah’ınım’ dediğini duydu. Belki de Allah ona böylece talebi suretinde görünmeseydi, Musa oraya, bu kadar şevkle koşup gitmeyecekti."(s.165) Eserin konusu/içeriği nedir? Eserde aşk kavramı üzerinde durulmuştur. Bu, bildiğimiz günümüz aşkları değil... Aşkın mânâsı ve tılsımı üzerine kurulmuş. Hay’dan Hû’ya giden bir aşk yolculuğu... Yani, beşeri aşktan ilahi aşka geçiş. En güzel örneklerden biri Leyla ile Mecnun’dur. Mecnun, “Leyla” diyerek çöllere düşer, nihayetinde kavuşur ama artık gözleri Leyla’yı görmez, çünkü o artık hakikî aşkı bulmuştur. Yusuf ile Züleyha’nın yolculuğunda da yine aynı seyir vardır. Beşeri olan aşk, ilâhi aşk ile tamam olur. Eserin baş karakterleri arasındaki bazı diyaloglarda
Edebiyat
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
Puan vermedi·177 syf.··
2025 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 08:06
Çok kısa bir inceleme yazacağım, zîra hikâyenin ötesinde bir anlatım. Kurgusu ile etkinlenmeyi umanlar "bir bardak suyu denize dökerler". Asaf Hâlet Çelebi'nin şu mısraları iz olsun: "bakanlar bana gövdemi görürler ben başka yerdeyim"
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
Dinden Uzak Bir Aşk Tasavvuf Romanı
Puan vermedi·177 syf.··
2022 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2022 23:18
Samiha Ayverdi'nin okuduğum 4. kitabı olmakla beraber en sevmediğim kitabı olarak yerini aldı. Dil, üslup, edebi kişiliği benim için zaten tartışmaya kapalı Samiha Ayverdi'nin. Kitabı okurken, sürekli bir yerlerin altını çizmek istedim. Ama Kadriye ile evli olan Cemil'in Juliette'ye aşık olması, bu aşkı öyle sevimli, ilahî, kutsal gibi göstermesi beni irrite etti. Zaten son sayfalara doğru altını çizmeyi bıraktım bir şeylerin. Tasavvufî bir çizgide ilerlemeye çalışan bu kitabın İslamî tasavvufla hiçbir alakası yok. Bazı modernistlerin oluşturmaya çalıştığı dinsiz Tasavvuf'u okuyormuş gibi hissettim. Cemil aşık olup, ilahi aşka kavuşacak dedik, o da olmadı. Sürekli insanların eksikliklerini vurgulayan, herkesi yavan gören Cemil karısını aldattı, hor gördüğü amcasının cemiyetine geri döndü. Juliette'nin sonu meçhul bırakıldı. Kitap hakkındaki incelemelere baktım, herkes çok olumlu konuşmuş. Bence Samiha hanım'ın dili o kadar güzel ki yanlışı allayıp pullayıp bize doğru diye yutturmaya çalışmış. Ama bu kitap tasavvufla alakalı olmamış. Ben bu kitabı, köylü olduğu için hep bir aşağı görülen ama kocasına karşı nezaketini asla bırakmayan Kadriye'nin dilinden dinlemek isterdim. Zira benim için onun aşkı çok daha kutsaldı.
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma
9/10
·177 syf.·
2022 86. kitabı
Samiha Ayverdi'nin okuduğum ilk eseriydi. Kalemine, üslubuna, edebi-tasavvufi derinliğine hayran kaldım... Ateş Ağacı romanında tasavvuf ve edebiyat iç içe idi. Baş karakter Cemil Bey'in iç âlemini kendime çok yakın buldum...Madde bariyerinden mânâ alemine geçmek isteyen, bir yandan da ehli dünya ile çepeçevre sarılmış, hakikate, gerçek aşka susamış bir ruh...Mistisizm had safhadaydı.Peyami Safa'nın romanlarını anımsattı...Zira bu tarz kaliteli eserler sayılıdır, arayıp bulmak da ayrı bir çaba ister. Tasavvufi-edebi eserlere ayrı bir tutkum olduğundan çok beğendim, bittiğine üzüldüm. Samiha Ayverdi'nin kalemi ile henüz tanışmadıysanız, bu eser ile başlayabilirsiniz.Kesinlikle okunmalı dediğim tavsiye kitaplardan...
Edebiyat
Ateş AğacıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2002610 okunma

Yazar Hakkında

Sâmiha AyverdiYazar · 63 kitap
Sâmiha Ayverdi (d. 25 Kasım 1905, İstanbul - ö. 22 Mart 1993, İstanbul), Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazar. Roman, hikâye, hatırat, makale ve inceleme türünde yapıtlar verdi. Rifailik tarikatına bağlı idi. Piyade Kaymakamı (Yarbay) İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızıdır. Mimar ve tarihçi yazar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kız kardeşidir. Şehzadebaşı semtinde doğan Samiha Ayverdi, Süleymaniye Kız Numune Mektebi'nde eğitim gördü; daha sonra özel derslerle eğitimini sürdürdü. Çok iyi derecede Fransızca öğrenerek tarih, tasavvuf, felsefe alanlarında kendini yetiştirdi. Ayverdi, Kubbealtı Cemiyeti kurucu üyesidir. Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, 1966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin (Türk Kadınları Kültür Derneği) kuruluşuna önayak olmuş, 1970'te ağabeyi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamıştır. 22 Mart 1993 tarihinde ölen Sâmiha Ayverdi'nin mezarı, İstanbul Zeytinburnu'ndaki Merkez Efendi Camii'nin bahçesindedir.. İstanbul'un Fatih ilçesinde Edirnekapı'dan Saraçhane'ye kadar uzanan Fevzipaşa caddesi ve Hırka-i Şerif Camii yakınındaki Koyun Baba Parkı'nda 1976 yılında ağaçlandırma çalışmaları yaptırdı. Eserleri Samiha Ayverdi, 1938'de ilk romanı Aşk Budur'u (Aşk Bu imiş) yayınladı. 1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi. Yapıtlarında, tarihi yoğun biçimde kullanmıştır. İnceleme yazıları ve romanları İstanbul üzerinedir. Tasavvuf düşüncesi ve tarih özellikle romanlarında canlanmış, Kenan Rifai'yi eserleri yoluyla okuyuculara tanıtmaya çalışmıştır. "Batmayan Gün" ve "İnsan ve Şeytan" adlı romanları geçmişi arayışının ürünleridir. Geçmişe duyduğu özlemi en iyi yansıtan romanı 100 Temel Eser listesi'nde de yer alan İbrâhim Efendi Konağı'dır. Kubbealtı Neşriyat tarafından Samiha Ayverdi Külliyatı adıyla çıkan kitapların sayısı 47 adettir. Ödülleri 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı; 1984’te Millî Kültür Vakfı tarafından verilen Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı; 1985'te Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri nedeniyle Boğaziçi Yayınları tarafından Boğaziçi Başarı Ödülü almıştır . 26 Nisan 1986’da, Türk Edebiyat Vakfı tarafından kendisine "Millî Sanata Hizmetleri"nden ötürü bir plaket sunulmuştur. 1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri nedeniyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir. 1990'da Başbakanlık aile araştırma kurumu kendisine bir şükran plaketi sunmuştur. 1992 yılında Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nce (İLESAM) verilen Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır. İstanbul, Fatih'te Vatan Caddesi üzerinde bulunan Vatan Anadolu Lisesi'nin ismi 2005 yılında değiştirilerek, Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi yapılmıştır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâmiha_Ayverdi